sultanhamami ickale alanyakalesi alanya antalya antalyakulturvarliklarienvanteri orhandenizkaplan denizkaplan
Anasayfa Alanya Alanya Kalesi İç Kale Hamamı
AlanyaHamamlar

Alanya Kalesi İç Kale Hamamı

Antalya ili, Alanya ilçesi sınırları içerisinde, Alanya Kalesi İçkale bölümünde yer alan; 13. yüzyılda, Selçuklu Devleti Dönemi'nde inşa edilmiş anıtsal bir hamam yapısıdır.

Paylaş

Alanya Kalesi İç Kale Hamamı; Antalya ili, Alanya ilçesi sınırları içerisinde, Alanya Kalesi İçkale bölümünde yer alan; 13. yüzyılda, Selçuklu Devleti Dönemi’nde inşa edilmiş anıtsal bir hamam yapısıdır. İçkale surlarının içerisinde konumlanan hamam; moloz taş, tuğla malzeme ve Horasan harcı kullanılarak inşa edilmiştir. Yapı; 2013-2022 yılları arasında, İçkale’nin güney yönünde bulunan açıklığın batısındaki duvar üzerinde bazı tonoz izlerinin görülmesi ve bu izlerin, sur duvarı ile önündeki harpuştalı duvar arasında kalan alanda bir yapı bulunabileceğine işaret etmesi üzerine yürütülen arkeolojik kazı çalışmaları sonucunda açığa çıkarılmıştır.

Selçukluların saray mimarisinde benzer biçimde kullandığı örneklerde olduğu üzere, bu yapı da “Köşklü Hamam” olarak tanımlanmıştır. Hamamın bulunduğu alan, İçkale’nin geri kalan kısmından yalıtılarak korunaklı bir hale getirilmiştir; böylece bu tahkimatlı bölüm, saray kompleksinin organik bir parçası haline gelmiştir. Hamamın yer aldığı bu alanın saray ile bütünleşik, korunaklı ve İçkale’nin diğer bölümlerinden ayrışmış bir düzende konumlandırılması, Selçuklu fethinin ardından İçkale’de Selçuklu soyundan olmayan farklı bir grubun da yaşamış olabileceğini düşündürmektedir. Hâlihazırda hamam ve çevresinin bu şekilde diğer mekânlardan soyutlanmış olması, alanın idari/yönetimsel işlevli kullanımının getirdiği bir güvenlik ve gizlilik gereksinimiyle de ilgili olmalıdır. Hamamın oturduğu arazi doğudan batıya doğru kademeli bir biçimde alçalmaktadır. İçkale’nin tamamında olduğu gibi, hamamın bulunduğu alan da kayalık zeminin doldurulması ve yer yer tesviye edilmesi (düzleştirilmesi) suretiyle oluşturulmuştur. Harpuştalı duvarın çevrelediği avlunun doğu yönünde devam eden kazılarda, teraslama (setleme) amacıyla yapılmış tek sıra taştan kuru duvar örgüsü tespit edilmiştir. Bu duvar örgüsünün devamında, kaba yonu taşlarla inşa edilmiş S9 numaralı mekânın çevresini kare formunda kuşatan bir mimari bölüm daha yer almaktadır.

Hamam, doğu-batı doğrultusunda uzanmaktadır. Temel seviyesinde korunan yapının yan yana sıralanmış bitişik mekânlardan ibaret olduğu görülmektedir. Külhan bölümü haricinde, mekânların giriş açıklıklarının tasarımsal olarak nasıl olduğu tam anlaşılamamaktadır. Hamamın ana yapı malzemesi kaba yonu taştır. Alanda, ikincil dönem kullanımına işaret eden tuğla malzeme ile dolgu maddesi olarak kullanıldığı düşünülen çini parçalarına rastlanılmıştır.

Hamamın güney duvarı sura bitişik olmasına karşılık, surun hemen önüne tek sıralı bir tuğla duvar örülmek suretiyle yapının surdan bağımsız bir taşıyıcı sisteme sahip olduğu tespit edilmiştir. Sur duvarı önündeki bu tuğla örgü, S8 numaralı mekâna kadar tek sıralı, sonrasında ise çift sıra örgülü olarak devam etmektedir. Yapının duvar kalınlığı mekânlara göre değişkenlik göstermektedir. Hamamın iç bölme duvarları daha ince tutulmuşken, sur tarafındaki cephe haricindeki dış duvarları daha kalın örülmüştür. Hamam kazılarında; doğudan batıya doğru, İçkale giriş açıklığının batısındaki S1 kodlu ilk mekânın yanında, S2 kodlu ve kareye yakın dikdörtgen planlı bir mekân daha saptanmıştır. Burası hamamın en geniş mekânıdır. Sur duvarındaki mimari izlerden, bu mekânın iki merkezli sivri bir tonoz ile örtülü olduğu anlaşılmaktadır.

Yapının kuzeybatı köşesinde, zemine ilişkin in situ (özgün konumunda) tuğla döşeme izleri tespit edilmiştir. Tuğla döşemenin altında yapılan kazılarda dolgu tabakası kaldırılmış ve yapının içinde kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan, tek sıra dizili mermer malzemeden Erken Dönem’e ait bir yapının izleri ortaya çıkarılmıştır. Bu duvar izleri, mevcut sur duvarının altına doğru devam etmektedir. Duvarın niteliği ve işçiliği dikkate alındığında, Antik Dönem’e (Klasik Çağ) ait olabileceği değerlendirilmektedir. Temel altındaki bu duvar kalıntısının nasıl bir mimari bütünün parçası olduğu henüz tam olarak belirlenememiştir. S2 kodlu mekânın, işlevsel olarak hamamın soyunmalık (apodyterium) kısmı olduğu düşünülmektedir.

S2 kodlu mekânın bitişiğinde hemen hemen kare planlı olan S3 kodlu mekân ve bu mekânın kuzeyinde de S4 kodlu mekân ile bağlantısını sağlayan bir geçiş açıklığı bulunur. S3 numaralı mekânın kuzeydoğu köşesinde, küçük bir niş şeklinde, duvar içinde mekânın döşeme altıyla ilişkisi olan bir yapı elemanı görülmektedir. Bu tür mimari bağlantılar; ya üst örtüde toplanan yağmur suyunun döşeme altındaki sarnıca/depoya aktarılması ya da cehennemlik (hypocaust) katındaki duman ve sıcak havanın duvar içi kanallarla dışarıya tahliye edilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Hamamın bu bölümündeki duvar içi nişlerin “tüteklik” (baca kanalı) olduğu düşünülmektedir. Zemin altında su deposu işlevine yönelik herhangi bir arkeolojik bulguya rastlanmaması da bu tespiti kesinleştirmektedir. Hamamın bu mekânının “ılıklık” (tepidarium) olduğu; kuzeyde bu bölümle irtibatlı olan diğer mekânın ise mimari tesisat döşemelerinden hareketle, ılıklığa açılan bir tuvalet (latrina) şeklinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. S4 kodlu mekân, kendi içinde ortasından geçen bir su kanalıyla ikiye bölünmüştür. Bu kanal, içerideki atık suyu dışarıya tahliye etmektedir. Kanalın açıldığı yerin önünde ise taş örgülü bir duvar ile çevrili S9 kodlu mekân yer alır. Burasının hamamın atık su deposu (foseptik/pis su haznesi) olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.

S5 kodlu mekân, S6 kodlu mekândan ortasında ve iki yanında açıklığı bulunan bir duvar ile ayrılmaktadır. Ortadaki bu duvar gövdesi, dikdörtgen bir paye (ayak) formundadır. Bu açıklıklar arasından cehennemlikten gelen sıcak havanın dolaşarak hamamın ılık mekânı olan S5 kodlu alana ulaştığı anlaşılmaktadır. S5 kodlu mekân, hamamın “sıcaklık” (caldarium) bölümüdür. Mekânın üzerinin sivri beşik tonozla örtülü olduğu, hem plan şemasından hem de sur duvarı üzerindeki yapısal izlerden okunabilmektedir. Hamamın S5 kodlu mekânından, S6 kodlu mekânına ve buradan da S7 kodlu küçük mekânına geçit veren geçiş açıklıkları hemen hemen aynı ölçülere sahiptir.

S8 ve S9 kodlu mekânlar karşılıklı olarak konumlandırılmış olup ortadaki S7 kodlu mekâna açılmaktadır. S7, S8 ve S9 kodlu mekânların arasındaki zemin düzgün harçlıdır. Burada, zemindeki harç tabakası üzerinde kazıma (graffiti) tekniğiyle yapılmış dairevi bir çizginin izleri görülmektedir. Güneydeki sur duvarının üzerinde, S9 ile S6 kodlu mekân arasında kalan kısımda, pöhrenk adı verilen kil borular vasıtasıyla surun dış cephesindeki kemerli açıklıkla irtibat sağlanmıştır. Burası, su deposundaki fazla suyun tahliyesini sağlayan taşma borusu sistemidir. S7, S8 ve S9 kodlu mekânların bulunduğu kesim, hamamın bu doğrultuda uzanan sivri beşik tonozla örtülü sıcak su deposudur. Ortadaki koridor yapısı ve burada saptanan dairevi iz de sıcak suyun ısıtılmasında kullanılan madenî kazanın oturduğu yere ait olmalıdır. Bu mekânlar da hamamın diğer bölümlerinde olduğu gibi, temele yakın hipokost (cehennemlik) katı seviyesinde açığa çıkarılmıştır.

Dikdörtgen planlı S10 kodlu mekân, hamamın külhan (ateşlik) kısmı olmalıdır. Buranın girişi kuzey cephedeki kapı açıklığından sağlanmıştır. Üzerinin kalıcı bir mimari örtüyle kapatılmış olduğuna dair herhangi bir arkeolojik bulguya rastlanılmamıştır. Benzer hamam yapıları incelendiğinde, Selçuklu Dönemi’nde hamamların külhan bölümlerinin genel olarak ahşap bir çatı konstrüksiyonu ile kapatıldığı bilinmektedir. Külhanın sur tarafı tek sıra tuğla örgülü, sarnıçlara bakan yönü ise taş duvar örgülüdür. Sarnıç tarafındaki duvarda, temel seviyesinde eşit aralıklarla yerleştirilmiş üç adet tuğla paye tespit edilmiştir. Külhan kısmının içinde ana kayaya kadar kazı yapılmış ve bu dolgu katmanının içinde, kırık vaziyette dolgu amacıyla atılmış çok sayıda çini parçası ele geçirilmiştir. Ayrıca su deposunun ocak ağzı olan kısmının önünde, harç içerisinde bir basamak oluşturmak amacıyla çini bir plakanın kırık vaziyette yerleştirildiği saptanmıştır. Çinili dolguların altına inildiğinde; küçük dere taşlarından oluşan bir harçla inşa edilmiş, külhanın dışından buraya yönlendirildiği anlaşılan bir kanal açığa çıkarılmıştır. Bu kanalın, hamamın dış alanındaki yüzey sularını sarnıca akıtmak amacıyla kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Hamamın gerek iç mekânlarında gerekse avlu kısmında çok yoğun miktarda kırık ve ufalanmış çini ve seramik parçasıyla karşılaşılmıştır. Bu çinilerin büyük bir bölümü Selçuklu Dönemi’ne aittir. Ayrıca seramik parçaları da mimari dolgu malzemesi olarak kullanılmıştır. Bunların bir kısmı Orta Çağ seramiği olmakla birlikte, bir kısmı da Antik Dönem’e ait buluntulardır; aralarında Helenistik Dönem’e ait olduğu tespit edilen amfora (çift kulplu antik testi) parçaları da yer almaktadır. Kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan bu çiniler, kronolojik ve sanatsal açıdan son derece önemlidir; nitekim buluntular arasında Selçuklu Dönemi seramik sanatına ait ender ve ünik parçalar da yer almaktadır.


Alanya Kalesi İç Kale Hamamı Öznitelik Bilgileri:

Bölge
:
Akdeniz
İl
:
Antalya
İlçe
:
Alanya
Mahalle/Köy
:
Hisariçi
Mevki
:
Alanya Kalesi
Nitelik
:
Hamam
Zemin Tipi
:
Ana Taşınmaz
Türü
:
Hamam
Mimari Çağı
:
Selçuklu
Yapım Tarihi
:
13. Yüzyıl
Özgün Kullanımı
:
Hamam
Bugünkü Kullanımı
:
Anıt
Tescil Durumu
:
Tescilli
Tescil Tarihi
:
1999
Koruma Derecesi
:
Anıtsal
Ziyaret Tarihi
:
01.07.2023

Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
T.C. Vakıflar Genel Müdürlüğü
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü

Telif Hakları ve Kaynakça:

Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz Kaplan’a aittir.

Alanya Kalesi İç Kale Hamamı’na ilişkin araştırma sonuçları, veri ve değerlendirmeler; Osman Eravşar tarafından gerçekleştirilmiş olup “Alanya Kalesi Üçüncü Dönem Kazı Çalışmaları (2013-2022)” adlı eserden alıntılanmıştır.

antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.

Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.

Fotoğraflar:

alanya kalesi 15
alanya kalesi ic kale hamami 1
alanya kalesi ic kale hamami 2
Paylaş
Yazar:
Orhan Deniz KAPLAN

1995 Antalya doğumlu Kaplan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri Bölümü Bilgisayar Programcılığı Programı mezunudur. 2016 yılında, Antalya il sınırları içerisinde ziyaret etmiş olduğu kültür varlıklarını "Antalya Kültür Varlıkları Envanteri Projesi" çatısı altında toplamaya başlamıştır. Proje kapsamında, 2016 yılından günümüze Antalya genelinde 800'ü aşkın kültür varlığına ulaşan Kaplan, il genelindeki araştırma ve saha çalışmalarını sürdürmektedir.

Bağlantılı Envanterler
myraromahamami myraantikkenti demre antalya antalyakulturvarliklarienvanteri orhandenizkaplan denizkaplan
DemreHamamlar

Myra Roma Hamamı

Antalya ili, Demre ilçesi sınırları içerisinde, Myra'nın 625 metre güneydoğusunda, Demre Çayı'nın...

yeni hamam antalya elmali antalyakulturenvanteri orhandenizkaplan denizkaplan
ElmalıHamamlar

Elmalı Yeni Hamam

Antalya ili, Elmalı ilçesi sınırları içerisinde, İplikpazarı Mahallesi Taşçılar mevkii üzerine 1340...

beyhamami antalya elmali antalyakulturvarliklarienvanteri orhandenizkaplan denizkaplan
ElmalıHamamlar

Elmalı Tarihî Bey Hamamı

Antalya ili, Elmalı ilçesi sınırları içerisinde, Ömer Paşa Medresesi'nin doğusunda, İplikpazarı mahallesi...

ptolemaisantikkenti alanya antalya antalyakulturvarliklarienvanteri orhandenizkaplan denizkaplan
AlanyaAntik Limanlar

Ptolemais

Antalya ili, Alanya ilçesi sınırları içerisinde, Türkler Mahallesi Fığla Aynalı Göl Mevkisi'nde...