Ptolemais; Antalya ili, Alanya ilçesi sınırları içerisinde, Türkler Mahallesi Fığla Aynalı Göl Mevkisi’nde ve Malta Burnu üzerinde, MÖ 3. yüzyılda Helenistik Dönem’de Ptolemaios Devleti tarafından kurulmuş bir liman yerleşimidir. Antik Pamfilya ile Kilikya Bölgesi arasında, Seleukos Devleti ile sınır konumunda bulunan Ptolemais, bölgenin en büyük ticari zeytinyağı üretimi yapan yerleşimleri arasında yer almaktadır.
Ptolemais ilk olarak 1817 yılında Francis Beaufort tarafından, Güney Anadolu sahillerinde gerçekleştirilen hidrografi çalışmaları sırasında keşfedilmiştir. Beaufort, yaptığı keşfi Strabon’u referans göstererek Ptolemais olarak isimlendirmiştir. Fığla Burnu’nda tespit ettiği ve “kiklopik” (çok büyük taşlarla yapılan örgü türü) olarak tanımladığı mimari yapıları, hazırladığı haritada yarımada üzerinde konumlandırmıştır. Beaufort sonrasında bölgede araştırma yapan gezginler ve araştırmacılar, Ptolemais’in konumlandırılması üzerine büyük ölçüde birbiriyle tutarlı değerlendirmelerde bulunmuşlardır.
Fığla Burnu ve Malta Burnu’ndaki kıyı platformları, biyoerozyonla şekillenen doğal konglomeradan (akarsu çakıl taşı) oluşan bir yapıya sahiptir. Kentin limanı inşa edilirken kullanılan bloklar bu doğal kaynaktan elde edilmiştir. Doğudan batıya yaklaşık 240°’lik açıyla kavisli bir forma sahip olan Aynalı Göl Koyu, ilk bakışta doğal bir liman izlenimi vermektedir. Koy; güneydoğu yönünden gelen samyeli ve imbat rüzgârlarına açıktır. Aynalı Göl Koyu’nun doğu ucundan güneybatıya uzanan; büyük bir kısmı suyun üzerinde kalmış, önemli ölçüde korunmuş ve radyan cinsinden yay uzunluğuna sahip bir mendirek yer almaktadır. Bu mendirek yapısı, koy içini korunaklı bir liman hâline getirmektedir.
Mendireğin koy içinde dönüş yaptığı düzleme dik olarak uzanan ikinci mendirek yapısı, 2007 yılına kadar varlığını koruyabilmiştir. Günümüzde mevcudiyetini sürdüremeyen bu ikinci mendirek, diğer mendireğe oranla daha küçük çapta olmakla birlikte 20-25 metre arasında bir uzunluğa sahiptir. Eni itibarıyla birinci mendireğe göre daha dar olan yapının ortalama genişliği 1.20 metre kadardır. İkinci mendireğin blokları da yine konglomera olmakla birlikte, büyük mendireğinkilere oranla çok daha aşınmış durumdadır. Kumsalın ortasında yer alması ve su seviyesinin sığ olması sebebiyle büyük bir kısmı kumla örtülüdür. İkinci mendirekte, diğerine kıyasla sistemli olarak düzenlenmiş taş dizilerini ve kenet yerlerini basit bir gözlemle tespit etmek mümkün değildir.
Ölçüleri 214×118 santimetre ile 96×82 santimetre arasında değişen mendirek blokları, üst üste dört sıralı bir düzen oluşturmaktadır. Doğudan ve kuzeyden uzanan iki mendirek, Aynalı Göl Koyu içinde oldukça korunaklı bir liman ağzı meydana getirmiştir. Antik liman; günümüzde izlenebilen mendirek formu ve çevresinde tespit edilen amphora formları ile birlikte toplam dört ayrı evrede kullanım görmüştür.
İlk evre; kırlangıç kuyruğu kenet bağlantılarının kullanıldığı ve Eski Çağ tarihi verileri ile desteklenen Helenistik Dönem’dir. İkinci evre; limana yakınlığı ile dikkat çeken zeytinyağı üretim atölyeleri ve amphora grubu buluntuları ile desteklenerek tarihlenebilen Roma İmparatorluk Çağı’dır. Üçüncü ve dördüncü evreler ise muhtemel deniz seviyesi değişimleri ile ilişkili olarak, üçüncü ve dördüncü sıra bloklar arasında gözlemlenen harç izleri ile amphora grubu verileri doğrultusunda Doğu Roma (Bizans) Dönemi’ne tarihlendirilmektedir.
Ptolemais’in günümüze ulaşan en önemli yapısı, limanın 650 metre kuzeydoğusunda konumlanan ve Türkler Mesire Alanı içerisinde bulunan zeytinyağı üretim atölyesine ait kalıntılardır. Taş destekli, baskı kollu vida pres olarak bilinen formda inşa edilmiş zeytinyağı üretim atölyesi kompleksinde, kalas nişlerinin her iki yanında yer alması gereken taş levhalar korunarak günümüze ulaşmıştır. Fığla Burnu ile Avsallar-İncekum mevkileri üzerinde yoğun olarak görülen zeytinyağı üretim işlikleri, bu bölgenin MS 3. yüzyılda ticari zeytinyağı üretiminde önemli bir role sahip olduğunu göstermektedir. Kentin limanı ve içerisindeki mendirek kalıntıları ise günümüzde Alanya’da bir otelin işletme sahası içerisinde kalmıştır.
Helenistik Dönem’de stratejik önemi nedeniyle Fığla Burnu Yarımadası üzerine kurulan Ptolemais Antik Kenti, Roma İmparatorluk Dönemi’nde talep edilen zeytinyağı veya şarap ihtiyacını karşılamaya yönelik ürünlerin ihraç edildiği aktif bir liman konumuna gelmiştir. Doğu Roma (Bizans) Dönemi’nde deniz seviyesi değişimiyle bağlantılı olarak yükseltilme ve yenilenme ihtiyacı duyulan kent limanı; akarsuların biriktirdiği alüvyonların ve deniz yoluyla taşınan kumların günümüzde Aynalı Göl olarak adlandırılan koya dolması sonucunda ticari liman özelliğini yitirmiştir. Günümüzde ise kısa karinalı turistik teknelerin koy içine demirleyebilmesine hâlen olanak sağlamaktadır.
1974 yılında bölgede gerçekleştirilen çalışmalarda, Fığla Burnu’nun kuzeyinde yükselen tepeler üzerinde Ptolemais ile bağlantılı Doğu Roma (Bizans) Dönemi’ne ait çeşitli yapı kalıntıları tespit edilmiştir. Ptolemais’in 14 kilometre doğusunda bulunan Hamaxia, gemi yapımında gereksinim duyulan kaliteli kereste ihtiyacını karşılamasıyla ünlenmiştir. Bu durum, bölgenin ticari üretiminin geniş bir alana yayıldığını göstermektedir. Ptolemais, 1994 yılında “I. ve II. Derece Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
Ptolemais Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz Kaplan’a aittir.
Ptolemais’e ilişkin araştırma sonuçları, veri ve değerlendirmeler; T.C. İzmir Ege Üniversitesi – Urla Denizcilik Meslek Yüksekokulu tarafından hazırlanan SBT 2015 18. Sualtı Bilim ve Teknolojisi Toplantısı’ndan derlenmiş olup Antalya Kültür Varlıkları Envanteri Projesi tarafından hazırlanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.
Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.
Fotoğraflar:





