Anasayfa Köprüler Köprüpazar (Belkıs) Köprüsü
KöprülerSerik

Köprüpazar (Belkıs) Köprüsü

13. yüzyılda Roma dönemi köprüsü kalıntıları üzerine Selçuklular tarafından inşa edilmiş kemer köprü.

Paylaş

Köprüpazar (Belkıs) Köprüsü; Antalya ili, Serik ilçesi sınırları içerisinde, Aspendos’un 2 kilometre güneyinde, Köprüçay üzerinde yer alan tarihi bir yapıdır. MS 4. yüzyılın başlarında Roma Dönemi’nde inşa edilmiş olan 9 kemerli köprünün zamanla yıkılması sonucunda; 13. yüzyılda (H. 637 / M. 1239-1240), Selçuklu Dönemi’nde Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in emriyle, yedi sivri kemer gözünden oluşacak şekilde yeniden yaptırılmıştır. Halk arasında “Eurymedon Köprüsü”, “Köprüpazarı Köprüsü”, “Köprüçay Köprüsü”, “Belkıs Köprüsü”, “Aspendos Köprüsü” ve “Selçuklu Köprüsü” adlarıyla da bilinmektedir.

Roma Dönemi’nde önemli bir liman kenti olan Aspendos, deniz ile bağlantısını Köprüçay vasıtasıyla sağlamaktaydı. Bu bağlantıyı sağlayan nehir üzerinde ise Aspendos Köprüsü bulunmaktadır. Yüzyıllardan beri köprünün bulunduğu mevkii bir ticaret alanı olarak bilinmektedir. Roma Dönemi’nde gemilerin köprünün bulunduğu noktaya kadar gelerek Mısır’a zeytinyağı ve pamuk taşımacılığı yaptığı kaydedilmiştir. Günümüzde bu ticari gelenek sürdürülmekte olup köprü çevresinde turistlere yönelik mekanlar bulunmaktadır. Köprü; antik Pamfilya kentleri olan Perge, Sillyon, Aspendos ve Side’yi birbirine bağlamaktadır. Köprünün Roma Dönemi’ne ait kalıntıları nehir kenarlarında ve köprü temellerinde görülmektedir. Bazı parçalar özgün konumlarından sapmış olduğundan yeniden ihyası imkansız hale gelmiştir.

Köprü yapımında malzeme devşirilmesi nedeniyle, inşa tarihinin Aspendos su kemeriyle aynı dönem olduğu düşünülmektedir. Su kemerinin ana basınç hattında kullanılan boru formundaki 250 taşın köprüde yeniden kullanıldığı gözlenmiştir. Su kemerinin MS 4. yüzyıla kadar işlevini sürdürdüğü göz önünde bulundurulduğunda, köprünün 4. yüzyıl veya sonrasında inşa edildiği söylenebilir. Bununla beraber alanda daha erken döneme ait başka bir köprünün varlığı da muhtemeldir. Kanal taşlarının tekrar kullanımı, yapının yeniden inşa edildiğinin kanıtıdır. Günümüzde, ayaklar hariç Roma kalıntılarından Antalya tarafında bir adet kemer görülebilmektedir. 13. yüzyıl başlarında Selçuklu egemenliğine giren bölgede yıkılan Roma köprüsü, Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in emriyle Selçuklu mühendislerince en ekonomik çözüm seçilerek antik temeller üzerine yeniden inşa edilmiştir.

Köprünün temelleri eski Roma kalıntılarının üzerine oturtulduğundan doğrusal bir eksen üzerinde değildir. Bazı kaynaklar bu planlamanın savunma amaçlı olduğunu belirtse de; arazi ve yapı izleri incelendiğinde, planlamanın tamamen mevcut Roma kalıntılarına göre şekillendiği anlaşılmaktadır. Selçuklu mühendisleri, zemin emniyeti açısından sağlam buldukları antik temelleri kullandıkları için köprü tek bir doğrultuda ilerlememiş ve orta kısımlarda belirgin bir kırılma meydana gelmiştir. Ayrıca köprü genişliği güzergâh boyunca 3,50 metre ile 6,40 metre arasında değişkenlik göstermektedir. Roma Dönemi’nden kalan ayakların özellikle orta kısımlarda yok olduğu, ancak Antalya tarafındaki kenar ayakta belirgin izler kaldığı gözlenmektedir. Bu kalıntılar, orijinal Roma köprüsünün mevcut Selçuklu köprüsünden daha büyük ve görkemli olduğunu göstermektedir. Selçuklu ayakları nehir yatağına düzensiz bir şekilde oturtulmuş olup genişlikleri farklıdır. Bazı ayaklarda Selçuklu Dönemi selyaranları görülürken bazılarının daha yakın dönemlerde yenilendiği anlaşılmaktadır.

Köprü; Roma, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde gördüğü müdahalelerle karmaşık bir görünüm sergilemektedir. Kullanılan taş yapısı ve kemer formları her dönemin izini yansıtır. İncelemelerde Roma ve Selçuklu dönemlerine ait kenet izlerine rastlanmıştır. Dolgu malzemesi ve derzlerde orijinalinde horasan harcı kullanılmıştır. 1996-1999 restorasyonunda kemer karnındaki derzlerde çimento harçlı kabartma derz, tempan duvarlarda ise çimento harçlı hem yüz derz kullanıldığı görülmektedir.

Köprüpazar (Belkıs) Köprüsü’nün ayakları, Roma Dönemi temelleri üzerine oturtulmuştur. 1999 kazılarında temel sistemine dair önemli bilgiler edinilmiştir. Zeminin zayıf olduğu bölgelerin kazıklar çakılarak sağlamlaştırıldığı, bu kazıklar üzerine enine ve boyuna ahşap ızgaraların yerleştirildiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine büyük ebatlı taşlarla temel sistemi oluşturulmuş; taşlar kenet ve zıvanalarla birbirine bağlanmıştır. Restorasyon sırasında bulunan Roma Dönemi’ne ait bir kenet demiri Antalya Müzesi’ne gönderilmiştir.

Köprü ayaklarının sağlam zeminlere göre konumlandırılması, yapının kırıklı bir plana sahip olmasına yol açmıştır. 1996-1999 yılları arasında yürütülen kapsamlı restorasyonda; nehir zemin seviyesi radye temel niteliğinde taş dolgu ile orijinal haline getirilmiş, aşınan ayaklar sağlamlaştırılarak yeni selyaranlar eklenmiştir. 2010 yılında Antalya tarafındaki kenar ayakta oluşan oyulmalar nedeniyle yapı yıkılma tehlikesi atlatmış, 2011 yılında bu bölge istinat duvarı ile desteklenerek restore edilmiştir.

Yedi kemerli köprünün beş kemeri nehir üzerinde, ikisi ise sel anında tahliye (boşaltma gözü) amaçlıdır. Kemer açıklıkları çift merkezli ve sivri formdadır. Her bir kemer açıklığı farklı boyutlardadır. Manavgat tarafındaki ikinci kemerin dairesel formu, Osmanlı Dönemi onarımlarının izini taşır. Antalya tarafındaki son kemer 1999 yılında aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir. Aynı taraftaki Roma kemeri ise tek merkezlidir.

Selçuklu köprüsünün tempan duvarlarında kalker, dolgusunda ise moloz taş kullanılmıştır. Roma kalıntılarında ise yerel doğal taş malzeme (Aspendos tiyatrosu ve bazilikasında da kullanılan taş) tercih edilmiştir. Cumhuriyet Dönemi onarımlarında traverten kullanıldığı, horasan harcının yerini zamanla çimento harcına bıraktığı görülmüştür. 2011 projelerinde bu çimento esaslı derzlerin sökülerek özgün harca dönülmesi önerilmiştir.

1926 yılında köprü üzerinden araç geçebilmesi için döşeme üzerine beton dökülmüştür. 1970’lere kadar kara yolu güzergâhında olan köprü, 1999 restorasyonu sonrası araç trafiğine tamamen kapatılmıştır. Selçuklu geleneğine uygun olarak restorasyon sırasında korkuluklar yeniden yapılmış, ancak zamanla oluşan oturmalar nedeniyle korkuluk ve döşeme arasında açılmalar meydana gelmiştir; bu durum 2011 müdahalesiyle düzeltilmiştir.

Köprü döşemesinde geometrik desenli taşlar kullanılmış, Selçuklu Dönemi’ne ait kitabe taşları da günümüze ulaşmıştır. Köprünün Selçuklu Dönemi ile ilişkilendirilmesi ilk kez Süleyman Fikri Erten tarafından yapılmıştır. Erten, 1910’larda korkuluklarda tespit ettiği mermer kitabe parçalarından yola çıkarak yapının Sultan I. Alaeddin Keykubad’a ait olduğunu ileri sürmüş ve bu bilgi uzun süre genel kabul görmüştür.

Ancak 1999 restorasyonunda bulunan yeni parçalar üzerinde çalışan Prof. Dr. Ziya Kenan Bilici, kitabenin ayrıntılı çevirisini yaparak köprünün II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in emriyle inşa edildiğini bilimsel olarak kanıtlamıştır. Hicrî 637 (M. 1239-1240) tarihli kitabede şu ifadeler yer almaktadır: “Bu mübarek köprünün yapılmasını Yüce Sultan, Ulu Şahinşah, ümmetlerin Efendisi, Arap ve Acem Sultanlarının Efendisi, karanın ve iki denizin Sultanı, zamanın Zûlkarneyni 22, Hüsrev-i sahib-kıran, İkinci İskender, Emir Buyuran, Selçuk hanedanının Tacı, Din ve Dünya’nın Yardımcısı, Fetih Babası, Sultan Saadetli Kılıç Arslan oğlu Saadetli ve Şehid – Allah’ın rahmeti üzerine olsun – Sultan Keyhüsrev oğlu Keykubad oğlu Keyhüsrev, Halife’nin ortağı, emretti sene 637.”


Köprüpazar (Belkıs) Köprüsü Öznitelik Bilgileri:

Bölge
:
Akdeniz
İl
:
Antalya
İlçe
:
Serik
Mahalle/Köy
:
Belkıs
Mevki
:
Köprüçay
Nitelik
:
Köprü
Zemin Tipi
:
Ana taşınmaz
Türü
:
Köprü
Mimari Çağı
:
Selçuklu dönemi
Yapım Tarihi
:
13. yüzyıl
Yaptıran
:
II. Gıyaseddin Keyhüsrev
Yapan
:
Bugünkü Sahibi
:
Kitâbe
:
Mevcut
Vakfiye
:
Özgün Kullanımı
:
Köprü
Bugünkü Kullanımı
:
Köprü
Tescil Durumu
:
Tescilli
Tescil Tarihi
:
1997
Koruma Derecesi
:
Anıtsal
Ziyaret Tarihi
:
29.09.2016

Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü
T.C. Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü

Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz KAPLAN’a aittir.

Köprüpazar (Belkıs) Köprüsü’ne ilişkin araştırma ve bilimsel sonuçlara ait veri ve değerlendirmeler; İbrahim CEYLAN ile Ziya Kenan BİLİCİ’ye aittir ve Köprüpazar (Belkıs) Köprüsü Kitabesi Üzerine – Karayolları 13. Bölge Sınırları İçinde Yer Alan Tarihi Köprülerin İncelenmesi adlı eserden alıntılanmıştır.

antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.

Not: Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.

Fotoğraflar:

Paylaş
Yazar:
Orhan Deniz KAPLAN

1995 Antalya doğumlu Kaplan; Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri-Bilgisayar Programcılığı mezunudur. 2016 yılında Antalya il sınırları içerisinde ziyaret etmiş olduğu kültür varlıklarını Antalya Kültür Varlıkları Envanteri Projesi çatısı altında toplamaya başlamıştır. Proje kapsamında 2016 yılından günümüze Antalya içerisinde 800'ü aşkın kültür varlığına ulaşan Kaplan, Antalya il genelindeki araştırma ve saha çalışmalarına devam etmektedir.

Bağlantılı Envanterler
ÇeşmelerSerik

Sülüklü Çeşme

Antalya ili, Serik ilçesi sınırları içerisinde, Dorumlar Mahallesi Çamurtepe mevkisinde, Osmanlı Dönemi'nde...

CamiSerik

Gebiz Yıkık Cami

Antalya ili, Serik ilçesi sınırları içerisinde, Gebiz'in 3 kilometre kuzeyinde, Pınargözü Deresi'nin...

MezarlıkSerikTürbe

Gebiz Türbesi ve Aile Mezarlığı

Antalya ili, Serik ilçesi sınırları içerisinde, Gebiz'in doğusundaki Kadir Gürü mevkisinde yer...

SerikYerleşim Yerleri

Karaağaçlı Asartepe Antik Dönem Yerleşim Yeri

Antalya ili, Serik ilçesi sınırları içerisinde, Yumaklar Mahallesi'nin 5,15 kilometre güneydoğusunda, Kıçağıl...