Sillyon Antik Kenti; Antalya ili, Serik ilçesi sınırları içerisinde, Antik Pamfilya Ovası’nın ortasında, Antalya-Alanya karayolunun 8 kilometre kuzeyinde yer almaktadır. Halk arasında “Asar Tepe”, “Yanköy Hisarı” ve “Teke Kalesi” adlarıyla bilinen, yaklaşık 235 metre yüksekliğindeki kayalık tepe üzerine kurulmuş bir Pamfilya kentidir. Sillyon; Antik Pamfilya’da Attaleia, Perge, Aspendos ve Side ile birlikte kurulmuş beş büyük kentten biridir. Hitit kaynaklarında “Şalluşa” adıyla eşitlenen kentin tarihi Tunç Çağı ve Geç Kalkolitik Çağ’a kadar inmektedir. Sillyon’daki erken yerleşim MÖ 8. yüzyılda başlamış olup kent üzerinde Helenistik, Roma, Selçuklu, Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerine ait yerleşim izleri bulunmaktadır. Sillyon, Makedonya Kralı Büyük İskender’in MÖ 333 yılında başlattığı Asya Seferi sırasında, Termessos ile birlikte ele geçiremediği iki kentten biridir.
Sillyon üzerindeki kalıntıların çoğu Helenistik, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine aittir. Savunmaya elverişli doğal bir tepe üzerinde kurulan kentin sarp olmayan bölümleri, payandalarla desteklenmiş duvarlarla tahkim edilmiştir. Kente, tepeye tırmandıktan sonra iki yanı kuleli, at nalı planlı ve küçük bir avlusu olan kapıdan girilmektedir. Kapıdan başlayan dış sur, günümüze kadar ayakta kalabilen kuleye kadar devam etmektedir. Tepenin batı yamacındaki eğim diğer bölümlere oranla az ancak yeterince sarptır. Buna rağmen, kuzey ve güney yönünden gelip yukarı kapı ile birleşen birer rampa inşa edilmiştir; güney rampanın aşağı kısmı bugün de ayaktadır.
Sillyon’un girişinde, akropolisin güneybatısında, MÖ 3. yüzyılda (Helenistik Dönem) inşa edilmiş payandalı surların üzerinde şehrin ana giriş kapısı bulunmaktadır. İki yanı dikdörtgen kulelerle takviye edilmiş kapı yarım daire şeklinde olup önü 9,44 metre ölçülerinde açık bir avluya sahiptir. Yüksekliği 0,50 metre olan düzgün kesilmiş dörtgen kalker-tüf bloklardan isodomos tekniğinde örülmüştür. Dış duvarların üst kısmını bir triglif frizi süsler. Doğu kulenin arka tarafında, bindirme tekniğinde yapılmış iki taş dizisinden meydana gelen bir balkon yer almaktadır.
Sillyon’un “aşağı şehir” olarak adlandırılan güneybatı yamacında, MS 2. yüzyılda (Roma Dönemi) inşa edilmiş Stadyum bulunmaktadır. Stadyum, kuzey-güney doğrultusunda at nalı planlıdır. Aşağı şehrin en anıtsal yapısı olan stadyum, yamaçta yer aldığından istinat duvarları ile elde edilen düzlükte uzanır. Düzgün kesilmiş kalker-tüf bloklarından oluşan duvarlar dört kat halinde sıralanmıştır. Sillyon gibi dar bir tepelik alana sığdırılmış bir kent için oldukça büyük bir yapı olup çevresindeki yerleşimlere de hizmet verdiği düşünülmektedir. Yapının içinde Erken Cumhuriyet Dönemi’ne tarihlenen geleneksel Türk evleri bulunmaktadır. Stadyum, 254 metre uzunluğunda ve 48 metre genişliğindedir. 2020 yılında Sillyon’da başlayan kazı çalışmaları ile yapının oturma sıraları gün ışığına çıkarılmıştır.
Stadyumun üzerinde, simetrik olmayan planda, Roma Dönemi’nde inşa edilmiş bir Hamam bulunmaktadır. Günümüzde fonksiyonları tam anlaşılamayan üç mekânı kalan hamamın duvarları, düzgün kesilmiş dörtgen kalker-tüf bloklardan yapılmıştır. Roma Hamamı’nın güneyinde Osmanlı Dönemi’ne ait bir çeşme bulunmaktadır ve bu çeşme günümüzde de akmaya devam etmektedir.
Kentin yukarı kapısından kuzeydeki rampadan aşağıya doğru inerken; büyük burçlar ve güney rampanın altından dönüşte, geç dönem surunun doğrultusunda Helenistik Dönem’de inşa edilmiş ve oldukça iyi korunmuş bir Kule bulunmaktadır. Kulenin kuzeydeki dış kapısı düz lentolu, iç kapısı ise kemerlidir. İki katlı olan yapının üst katındaki doğu ve batı kapılarının sur duvarlarına açıldığı anlaşılmaktadır.
Sillyon’da Doğu Roma (Bizans) Dönemi’nde inşa edilmiş, yüksekliğiyle dikkat çeken büyük bir yapı bulunmaktadır. İşlevi tam bilinmeyen bu yapının her iki yanında yer alan binalar Helenistik Dönem özellikleri göstermektedir. Bu yapılardan biri ince işçilikli kapısıyla öne çıkmaktadır. Kapı sövelerinden biri üzerinde, yöresel lehçe ve alfabe ile yazılmış bir kitâbe bulunmaktadır. Bu kitâbe, “Sillyon Yazıtı” olarak arkeoloji bilimine kazandırılmıştır. Kullanılan lehçe MÖ 2. yüzyıla tarihlendirilmiş olup MS 1. yüzyılda bu lehçenin resmi olarak kullanılmadığı anlaşılmıştır. 37 satırlı yazıtın ortasında açılan büyük bir deliğin bazı satırları silmesi sebebiyle metin tam olarak çözülememiştir.
Tepenin güney bölümünün batısında, uç noktada bulunan iki yapıdan biri Tiyatro, diğeri ise Odeon’dur. 1967 yılında meydana gelen toprak kayması sonucunda tiyatro ile birlikte odeon da yamaçtan aşağı sürüklenmiştir. Tiyatro; 7-8 bin kapasiteli, orijinal Helenistik temeller ve kalker-tüf oturma bloklarından inşa edilmiş olup üst kaveasından 11 oturma sırası kalmıştır. Sillyon Tiyatrosu, Pamfilya bölgesinde inşa edilmiş en küçük boyutlu ve en eski tiyatrodur. Tiyatronun doğusunda ise tepe düzeltilerek teraslanmış ve kayaya oyulmuş basamaklarla birbirine bağlanmış konut yapıları yer almaktadır.
Akropolisin güney kenarında, tiyatro ile odeonun doğusunda kentin evleri bulunmaktadır. Ana kayaya oyulmuş temeller üzerinde yükselen dörtgen bloklar duvarları oluşturur; örgüler isodomos veya psuedo-isodomos tipindedir. Evler arasındaki yükseklik farkları merdivenlerle geçilmiştir.
Sillyon’da Helenistik Dönem’de inşa edilmiş, prostylos planlı ve naos’u önünde dört sütunun bulunduğu anlaşılan bir Tapınak bulunmaktadır. Tapınağın güney duvarı uçuruma düşmüştür. Akropolün batı yarısında, yine Helenistik Dönem’de inşa edilmiş 54×7 metre boyutlarında, ince uzun dikdörtgen planlı bir Palestra yapısı bulunmaktadır. Düzgün kesilmiş dörtgen kalker bloklarla örülmüş duvarlar, Sillyon’un en anıtsal yapılarından birini oluşturmaktadır.
Günümüzdeki haliyle bile zengin kalıntılara sahip bir şehir devleti (polis) olan Sillyon Antik Kenti’nden ulaşan; stadyum, gymnasium, kuleler, kamu kapıları, çeşmeler, surlar, odeon, tiyatro, su sarnıçları, nekropol, kilise, tapınak, dükkânlar, konut yapıları ve Selçuklu Mescidi görülmeye değer eserlerdir. Sillyon Antik Kenti, 1990 yılında “I. derece arkeolojik sit alanı” ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Kentte 2020 yılında başlayan kapsamlı kazı ve restorasyon çalışmaları devam etmektedir.
Sillyon Antik Kenti Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz KAPLAN’a aittir.
Sillyon Antik Kenti’ne ilişkin araştırma ve bilimsel sonuçlara ait veri ve değerlendirmeler; Nafiz AYDIN, Orhan ATVUR, Sabri AYDAL ve Edip ÖZGÜR’e aittir ve T.C. Antalya Valiliği – Antalya Kültür Envanteri adlı eserden alıntılanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.
Not: Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.
Fotoğraflar:














