Tekirova Kirsecik Mevkisi Antik Dönem Yerleşim Yeri; Antalya ili, Kemer ilçesi sınırları içerisinde, 2.365 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı’na ulaşım sağlayan Olympos Teleferik alt istasyonunun yaklaşık 4 kilometre güney aşağısında, “Kirsecik Mevkisi” olarak bilinen düzlük alanda, Roma Dönemi’nde MS 2. yüzyılda kurulmuş kuleli bir çiftlik yerleşimidir. Kalıntılar, teleferiğe çıkan asfalt yolun iki yanına yayılmıştır. Bu alandaki yapılar; mimari özellik, işlev ve dönem bakımından farklılıklar göstermektedir. Teleferiğe ulaşımı sağlayan asfalt yolun yapımı ile yerleşim iki bölüme ayrılmıştır. Çıkış güzergâhına göre yolun hemen batısında (solunda) ve asfalt yoldan ortalama iki metre daha yüksek kotta başlayan alanda, farklı ölçekte ve eklentili mekânlar bulunur. Bu alan yaklaşık 6.500 metrekaredir.
Sadece dar sokaklarla ayrılan ve birbirine oldukça sık yerleştirilmiş yapılar bütününün, çok yoğun ağaçlık olması nedeniyle planı güçlükle izlenebilmektedir. Duvarları küçük moloztaşlardan, köşeler ise daha iri ve kabaca işlenmiş bloklardan oluşturulmuş yapıların bazıları 5-6 m yükseklikte korunmuştur. Yıkılan duvarların oluşturduğu moloz yığınları, toprak birikimleri gibi olumsuz koşullar, mekânların hangi yapılara ait olduğu konusunda, girişlerin tespitinde ve yapı sayısını belirlemede güçlük yaratmaktadır. Yapılar grubu iki ana bölüme ayrılmış görülmekte, yoğunluğun güneybatı kesimde olduğu anlaşılmaktadır. Bunlar içerisinde üç kompleks izlenebilmektedir. Diğerleri ise ancak mekân sınırları bazında tanımlanabilmiştir. Birden fazla mekanı bulunan ve kompleks olarak tanımlanan yapılar yanında tek mekânlı yapılar da mevcuttur. İyi korunmuş bir örneğe göre alanda iki katlı olan mekân ve yapıların bulunduğu anlaşılmaktadır. Birbirine bitişik gibi görünen yapıların arasında bazı sokaklar izlenebilmektedir.
Yerleşimin ortalarına yakın olan mekândaki A1 işliğinin, baskı kolu yuvasının bulunduğu duvarlar, diğer duvarlara göre karakteristik olarak daha güçlü bir şekilde, büyük taşlarla ve kalın örülmüştür. Baskı kolu yuvası 0.22 m genişliğinde, 0.14 m derinliğinde olup yüksekliği 0.28 m’dir. Yerleşimdeki diğer bir işlik ise güneybatıda bulunur. Bu 2 no’lu işlik, mortar formlu kırma teknesi, tekerlek forma sahip orbis ve pres yatağı ile bütün donanımları barındırmaktadır. Mortar formlu kırma teknesi/trapetumun çapı 1.34 m’dir. Teknenin merkezinde, zeminden 0.10 m yüksekliğinde silindirik formlu bir çıkıntı bulunur. Bunun merkezindeki dairesel mil yuvası 0.10 çapında olup derinliği 0.10 m’dir. Teknenin kuzey bitişiğindeki orbis 1.05 m çapında olup merkezinde 0.20 m çapında dairesel bir mil yuvası bulunur. Pres yatağının üzerinde dairesel forma sahip akıtma olukları mevcuttur. İki mekânda tespit edilebilen işlik ile işliğe ait döşem ve parçalar, burada tarımsal üretimle birlikte ürün işlemenin de yapıldığını gösteren önemli bulgulardır. Yerleşimin çevresi, teraslarla tarıma uygun hale getirilmiştir. Bu alanlar konut ve atölyelerin yakın çevresinde yoğunlaşmaktadır.
Tarım için en gerekli ve iyi koşulları sağlayan bir coğrafyada bulunması, yerleşenlerine bereket sağlayan bu özelliği, antik dönemde de geçerli olmuştur. Bu alanda geniş ve tekil bir kaya kütlesinden oluşturulmuş kaya lahdi yerleşimin tek mezar örneği olarak belirlenmiştir. Sağlam durumdaki teknenin kuzey yanındaki düzleştirilmiş küçük alana dört basamakla ulaşılabilmektedir. Teknenin uzunluğu 2.58 m genişliği 1.20 m iç yüksekliği ise 0.95 m’dir. Semerdam formlu kapak iki parça olarak lahdin yanında ters durmaktadır. 1.12 x 1.0 m ölçülerindeki kapağın uzun kenarlarında dörtgen formlu işlenmemiş kaldırma çıkıntıları bulunur.
Alanın doğusunda kalan, asfalt yoldan yaklaşık 180 m iç kısımda, daha az sayıda yapının bulunduğu bölüm, yaklaşık 2000 metrekare yolun doğusundaki kalıntılara göre farklı karakter ve büyüklükteki yapıları barındırmaktadır. En dikkat çeken yapı düzeltilmiş anakaya üzerine konumlandırılmış ve düzgün kesilmiş iri bloklarla örülmüş olan kuledir. En nitelikli işçilik ve malzemeye sahip bu yapı büyük oranda korunmuştur. Güney ve doğu duvarı büyük oranda yıkık, diğer duvarları nispeten daha iyi korunmuş durumdadır. Yapının iki katlı olduğu, ahşap hatıl yuvalarından anlaşılmaktadır. Duvarlar çift cidarlı olup dış duvar düzgün kesilmiş iri bloklarla düzensiz bir sıralamayla örülüdür. Köşelerinde iri bloklar tercih edilen duvarların orta kesimlerinde bloklar düzensizlik gösterir ve derzler genellikle atlamalıdır. Çok fazla tekrar etmeyen bir başka uygulama da büyük blokların arasında düzgün kesilmiş küçük taşların tamamlama olarak kullanılmasıdır. Bloklar kenarlarda düzgün tıraşlanarak çerçevelendirilmiş, ortadaki alan hafif bosajlı görünüm almıştır. Bu kısımlar kaba biçimde taraklanmıştır. Yapının içi dıştaki bloklara göre daha küçük ve çok düzgün olmayan bloklardan oluşturulmuştur. 8.96 x 8.76 m iç ölçülerine sahip yapının batı duvarında bulunan kapısı tüm detayları ile korunmuş, ikinci katın yine batıya bakan bir penceresi ve eşiği, kuzey yanı dışında yıkılmıştır. 0.72 m genişliğindeki kapının yüksekliği dolgu nedeniyle ölçülememiştir. Sövelerdeki karşılıklı yuvalar, kapının yatay kilit sistemiyle kapandığını gösteren izlerdir. Pencere eşiğindeki su akıtma kanalları ve her iki uçta dörtgen formlu pencere kasasını oturtmaya yönelik yuvalar mevcuttur. Çevresindeki yapılarla karşılaştırıldığında nitelikli işçiliği ile diğerlerinden ayrılan yapı, batı ve kuzey yönde izlenen çevre duvarı kalıntıları, yapının bir avluya sahip olabileceğini düşündürmektedir. Düzeltilmiş anakayanın uzantısı olan doğu bölümde ve güney yönde tam belirlenemeyen duvar daha geç dönemlerde tahrip olmuş/edilmiş ve blokları diğer yapıların yapımında kullanılmak üzere taşınmıştır.
Kuleden ayrı olarak irili ufaklı yapı ve bunları birbirine bağlayan dar sokakların güney ve batı yönde konuşlandığı aşırı dolguya rağmen belirlenebilmiştir. Ancak, tahrip olmuş ve yoğun moloz dolgu altında kalmış bazı yapı ve mekânların işlevleri kesin olarak anlaşılamamıştır. Kulenin konumlandırıldığı ana kaya kütlesinin devamından yararlanılarak hemen güneybatı yakınında 3 numara olarak işaretlenmiş yapının mekânları, birbirine ortak duvarlarla bağlıdır ve birlikte düzenlenmiştir. Duvarlar, Kule çiftliğin duvar tekniğinden farklı olarak, daha çok batı yerleşimdeki yapılarda görülen örgü tekniği ile oluşturulmuştur. Mekânların içlerinde sıva kalıntıları bulunmaktadır ve kireç oranı yoğundur. Dört numaralı mekânda yıkılan çatı ve duvarların tüm dolgusu içeride kaldığından iç bölme ve giriş hakkında belirgin bir tespit yapılamamıştır. Ancak; güney yönde kotun birden alçalması nedeniyle girişin bu yönde bulunması olası değildir. Bu duvarda bir pencere beklenir. Giriş için en uygun yön topoğrafya ve yönelim nedeniyle de doğu olmalıdır. Uzun kenarı 9 m, kısa kenarı ise 6.10 m ölçülen yapı tek mekânlıdır. Duvar kalınlıkları her yönde aynı değildir. Yapı, tek mekânlı ve 55 metrekarelik ölçüsü, duvar kalınlıklarındaki büyük fark yani tek duvarının diğerlerinden daha kalın olması gibi özellikleriyle işlik olarak değerlendirilmiştir.
5 numaralı yapının ancak iki duvarı korunmuştur. Duvar özelliği aynıdır. Köşelerde iri ve düzgün bloklar, diğer yerlerde moloz taş ve harç kullanılmıştır, güney duvar kalınlığı diğerlerinin iki katıdır. Mevcut planı ile ölçüleri, bir duvarının daha kalın olması ve konumlandırma olarak daha dış bölümde kalması nedeniyle bu büyük mekânı da işlik olarak değerlendirmek olasıdır.
Bu yerleşimin güneyinde yer alan ve planda altı olarak işaretlenen yapı, birçok özelliğiyle diğerlerinden farklılıklar göstermektedir. Cephesi güneydoğuya yönlendirilmiştir ve kule ile arasında birleşik mekânlardan oluşan üç numaralı yapı bulunmaktadır. Bu mekânların önünden geçen sokağa dökülen kalıntı dolgusu kuleye göre iki kot daha aşağıda bulunan yapının kuzey duvarını da büyük oranda kapatmıştır. Tek mekândan oluşan yapı plan olarak ante uçlu megaron görünümündedir. Yapı tamamen küçük moloz taşlarla ve harçla örülüdür, köşelerde güçlülük kazandırmak için daha iri bloklar/taşlar kullanılmıştır. İç kısımlarda az miktarda sıva kalıntıları gözlemlenebilmiştir. Duvarların korunabilmiş en yüksek yeri 3 metredir ve yapıda pencereye ilişkin bir detay bulunmamaktadır. Mekân ölçüleri, 4.05 x 3.00 m’dir. Dikdörtgen planlı mekânın kuzey (arka) duvarında yan yana ve üzerleri kemerli iki niş bulunmaktadır. 0.70 m kalınlığı olan duvarda yer alan nişlerin derinliği 0.50 m, genişliği 0.85 m, yüksekliği ise 1.00 m’dir. Üstte 1.02 m aşağıda 1.10 m ölçüleri olan, yan söveleri büyük oranda korunmuş ve içeriye açılan kapının kilit sistemine ilişkin izler de mevcuttur. Ante uçlarından doğuda olanı tamamen tahrip olmuş diğeri ise daha iyi korunmuş durumdadır. Korunmuş ante duvarının iç yüzünde, yan yana küçük iki niş yer almaktadır. Nişlerin yüksekliği 0.85 m, genişliği 0.50 m, derinliği ise 0.30 m ölçülmektedir. Ante uçlarının ön tarafında tespit edilen kalkan kabartması işlenmiş fakat aşırı tahrip olmuş bir blok ile sütun parçası, yapının hem işlevi hem de mimarisine yönelik ipuçları vermektedir. Bunun dışında çoğunlukla ön alana yakın bölümde sağlam ve kırık olmak üzere toplam 5 adet sunak tespit edilmiştir.
Tekirova Kirsecik Mevkisi Antik Dönem Yerleşim Yeri üzerindeki yüzey araştırmaları; 2011 yılında Beydağları Yüzey Araştırmaları bünyesinde Prof. Dr. İsa Kızgut tarafından gerçekleştirilerek bilim dünyasına kazandırılmıştır.
Tekirova Kirsecik Mevkisi Antik Dönem Yerleşim Yeri Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz KAPLAN’a aittir.
Tekirova Kirsecik Mevkisi Antik Dönem Yerleşim Yeri’ne ilişkin araştırma sonuçları, veri ve değerlendirmeler; İsa Kızgut tarafından gerçekleştirilmiş olup “Antalya Tahtalı Dağ Çevresi Yerleşimlerine İlişkin Yeni Bulgular ve Öneriler” adlı eserden alıntılanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.
Not: Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.
Fotoğraflar:





