Anasayfa Korkuteli Yenicedere Boğazı Antik Yolu
KorkuteliTarihi Yollar

Yenicedere Boğazı Antik Yolu

Roma Döneminde İsinda ve Termessos kentleri arasına yapılmış antik yol kalıntısı.

Paylaş

Yenicedere Boğazı Antik Yolu; Antalya ili, Korkuteli İlçesi sınırları içerisinde, Cehennem Deresi Vadisi boyunca uzanan, MS 2. yüzyılda Roma Döneminde İsinda-Termessos Antik Kentleri arasına yapılmış antik yoldur. Yenicedere Boğazı üzerinden Antik Pamfilya Bölgesini Pisidya, Likya, Milyas, Karya ve Frigya bölgelerine bağlayan yol güzergâhı takriben 5-6 km uzunluğundadır. Antalya-Korkuteli Karayolunun yapımı sırasında büyük tahribata uğratılan antik yolun kalıntıları Cehennem Deresi Vadisi ile Yenicedere Boğazı-Kapıkaya Mevkii arasında günümüzde görülebilir durumdadır. Antik Yol bazı kaynaklarda; Yenicedere Boğazı Antik Yolu adıyla adlandırılmıştır.

Antalya-Korkuteli Karayolunun 27. kilometresinde Kapıkaya Mevkii üzerinde ilk izleri görülen İsinda-Termessos Antik Yolu, Antalya (Attaleia) yönünden gelerek kuzeybatı ve kuzeydoğu yönünde ilerlemektedir. Genişliği 3 ile 5 m arasında değişen antik yol, bazen düzeltilmiş anakaya üzerinden, bazen de büyük taşlarla örülmüş destek duvarları ile hazırlanan kesimlerden geçirilmiştir. Antalya-Korkuteli Karayolunun yapımı sırasında tahribata uğratılan antik yol çoğu yerde döşeme taşlarını korumuştur.

Attaleia (Antalya) ile Termessos arasında önemli bir güzergâh konumunda bulunan Yenicedere Boğazı günümüzde Antalya-Korkuteli Karayolunun da geçiş noktası olmuştur. Antalya-Korkuteli Karayolu Kapıkaya Mevkii üzerinde yolun her iki yanında bulunan 6 m yüksekliğe sahip 300 m uzunluğundaki sur duvarı ve gözetleme kuleleri Yenicedere Boğazı ile birlikte Termessos’un güvenliğini sağlamıştır.

MÖ 333 yılında Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından kuşatma altına alınan Pisidya Bölgesinin en büyük kentlerinden birisi olan Termessos, güçlü surları ve savunmasıyla İskender’e karşı koymuştur. Sur duvarı içerisinden geçen yol, burada kavşak yaparak Termessos, Yenicere ve Burhanboğazı’na doğru devam etmektedir. Sur duvarı içinde kalıntıları görülebilen yolun bu bölümü döşeme taşlardan oluşmaktadır. İsinda-Termessos Antik Yolu, 1992 yılında I. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Her uygarlık gibi Roma İmparatorluğu da egemenliğini ve uygarlığını yollara/ulaşıma borçludur. Özellikle MS 1. ve 2. yüzyıllarda yaygınlaşan yol yapımlarıyla tüm ülke bir ağla birbirine bağlanmıştır. Karasal yollar limanlar aracılığıyla deniz yollarıyla da buluşmuştur: Artık her yol Roma’ya çıkmaktadır. Pekçok yeni yol yapıldığı gibi, önceki dönemlerde kullanılan yollar da ıslah edilmiş, bazı yaya-hayvan yolları da araç yollarına dönüştürülmüştür. Bugün olduğu gibi eskiden de yolların güzergahına arazi karar vermiştir. Vadi boyları ve dağ geçitleri her daim ulaşımın mecburi izlencesi olmuştur.

Antalya’daki yol güzergâhlarıyla ilgili en önemli belge Patara’da bulunan Milliarium Lyciae/Stadiasmus Patarensis’tir (Yol Kılavuz Anıtı). MS 1. yüzyıl ortalarında Claudius döneminde dikilen anıta göre, Patara odaklı planlanan yeni yol ağı batıya, kuzeye ve doğuya ana yollar halinde ayrılıyor ve bu ana güzergâhlar üzerinden de pek çok tali yolla yerleşimler birbirine bağlanıyordu. Bu belgede anılan kentler yoldaki sırasına göre ve aralarındaki mesafelerle yazılmıştır. Likya bölgesindeki bu yol ağı doğuda Pamfilya’ya, batıda Karya’ya ve kuzeyde de Pisidya ve Milyas’a, Kibyratis’e bağlanıyordu.

Antalya kenti de, sarp doğasına karşın antik çağlarda, her yönden diğer yerleşimlere bağlanan gelişkin bir yol ağına sahiptir. Doğudan, Likya’dan (Çitdibi/Karabel) – Trebenna gelen yol Typallia (Çağlarca) Onobara (Deveboynu) üzerinden Thalassa’da (Deniz) sonlanmıştır. Trebenna üzerinden gelip Geyikbayırı’ndan inen yol ise Attaleia’ya bağlanmıştır. Kaleiçinde en iyi izlenen yol parçası, Hadrianus Kapısı içinden geçip, Doğu Garajı üzerinden Perge’ye doğru ilerlemiş buradaki güzergâh Perge’yi güneyde Magydus (Karpuzkaldıran) limanına bağlamıştır. Döşemealtı üzerinden inen Via Sebaste, Varsak (Lyrboton Kome) üzerinden Perge’ye uzanmıştır. Manavgat üzerinden Konya’yı Side’ye, Alanya’ya bağlayan ana yol ise Selçuklu ve Osmanlı döneminde de menzil hanlarıyla önemini korurken, tüm bu yollar Alanya, Side, Attaleia, Phaselis, Finike, Myra-Andriake ve Patara gibi önemli limanlarla da denizden dünyaya bağlanmıştır.

Paylaş
Yazar:
Orhan Deniz KAPLAN

1995 Antalya doğumlu Kaplan; Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri-Bilgisayar Programcılığı mezunudur. 2016 yılında Antalya il sınırları içerisinde ziyaret etmiş olduğu kültür varlıklarını Antalya Kültür Varlıkları Envanteri Projesi çatısı altında toplamaya başlamıştır. Proje kapsamında 2016 yılından günümüze Antalya içerisinde 800'ü aşkın kültür varlığına ulaşan Kaplan, Antalya il genelindeki araştırma ve saha çalışmalarına devam etmektedir.

Bağlantılı Envanterler
Yerleşim YerleriKorkuteli

Alçı Tepe Antik Dönem Yerleşim Yeri

Antalya ili, Korkuteli ilçesi sınırları içerisinde, Karataş'ı Köseler Mahallesi'ne bağlayan yolun doğusunda...

MuratpaşaTarihi Yollar

Olbia-Attaleia Antik Yolu (AKM Etabı)

Antalya ili, Muratpaşa ilçesi sınırları içerisinde, MS 2. yüzyılda Roma İmparatorluk Çağı'nda...

AksekiTarihi Yollar

Akseki-Sarıhacılar Kervan Yolu

Antalya ili, Akseki ilçesi sınırları içerisinde, MS 2. yüzyılda Roma İmparatorluk çağı'nda...

AksekiTarihi Yollar

Emiraşıklar-Akşahap Kervan Yolu

Antalya ili, Akseki ilçesi sınırları içerisinde, Güzyaka tepesinin güneyinde, Akseki-İbradı kara yolunun...