Eğridere Antik Yolu; Antalya ili, Demre ilçesi sınırları içerisinde, Hellenistik Dönem’de açılmış ve Roma İmparatorluk Dönemi’ndeki imar faaliyetleriyle genişletilmiş, Antik Likya Bölgesi’ndeki kentleri birbirine bağlayan stratejik ulaşım ağının bir parçasıdır. Kyaneai ile Myra kentleri arasında uzanan bu güzergâh; günümüzde Eğridere mevkisinde, Demre-Kaş kara yolunun güneyinde, modern yola paralel bir seyirle Soura (Sura) Antik Kenti’nin kuzeyinden geçen antik yol kalıntısıdır. Bu antik güzergâh ve yol aksı; 1993 yılında Patara Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda açığa çıkarılan, MS 46 yılına (Roma İmparatorluk Dönemi) tarihlenen anıtsal mil taşı “Stadiasmus Patarensis” (Patara Yol Anıtı) sayesinde keşfedilmiş ve güzergâh doğrulaması yapılmıştır. Sütun formundaki bu anıtsal yazıt, Roma Dönemi’nde kamusal bir seyahat rehberi (itinerarium) olarak işlev görmüştür. Üzerinde İmparator Claudius’u onurlandıran Grekçe (Grekçe) bir yazıt ile Lycia et Pamphylia eyaletinin valisi Quintus Veranius Nepos tarafından inşa ettirilen yolların menzil isimlerini ve mesafelerini (stadion cinsinden) belirten epigrafik veriler yer almaktadır.
Antik yolun topoğrafik güzergâhı, Çakalbayat mevkisinden sonra Eğridere havzasının içinden geçmektedir. Kuzeydoğu-güneydoğu doğrultusunda akıntısı olan 9,5 km uzunluğundaki bu kuru derenin Çakalbayat yönündeki girişinde, vadinin hem sağ hem de sol yamaçları boyunca antik yol kalıntıları izlenebilmektedir. Sol yamaçtaki antik yol aksının birkaç kilometrelik başlangıç bölümü, modern dönemde traktör geçişi için genişletilerek özgün yapısını kısmen kaybetmiştir. Sağ yamaçta konumlanan antik yol ise topoğrafyaya uyum sağlayarak yaklaşık 30 zikzak (kıvrım) yaparak dere tabanına inmekte, yaklaşık 1,5 km sonra kesintiye uğramaktadır. Yolun, bu noktadan itibaren vadinin sol yamacına geçerek devam ettiği anlaşılmaktadır. Eğridere’nin, günümüzde bataklık/sazlık alana dönüşmüş olan antik Soura Limanı’nın kuzeyinden geçen Demre-Üçağız yoluna ulaştığı noktada, güzergâh doğu yönüne keskin bir dönüş yaparak modern kara yoluna paralel bir seyir takip etmektedir.
Bu dönüş noktasında, mevcut asfalt zeminin birkaç metre altında antik yolun özgün istinat (destek) duvarları net bir şekilde gözlemlenebilmektedir. Doğu istikametinde yüründüğünde antik yol kalıntıları modern asfaltın güney kesiminde tekrar yüzey vermekte; Soura nekropolü ile akropolünün kuzey sınırındaki Hellenistik Dönem savunma kulesinin önünden geçerek günümüz seracılık alanları arasında gözden kaybolmaktadır. Bilimsel yayınlarda Çakalbayat – Gürses – Soura – Myra hattı olarak tarif edilen bu ulaşım ağı, Eğridere içinden geçerek Çakalbayat’a yükselen İmparator Claudius Dönemi Roma yolu ile tamamen örtüşmektedir.
Antik yol, Soura kent merkezi (akropol) ile bugün bataklık halindeki liman havzasında yer alan derin vadi içindeki Apollon Kehanet Ocağı (Apollon Surios Kutsal Alanı) arasındaki işlevsel bağlantıyı sağlamaktaydı. Soura’daki modern yerleşimin içerisinde, büyük blok taşlarla inşa edilmiş ikinci bir yol aksı daha saptanmıştır. Batı istikametine doğru ilerleyen bu yolun, köy içindeki seralar arasında hem özgün zemin izlerine hem de sökülmüş durumdaki blok taşlarına rastlanmaktadır. Eski köy mezarlığının içinden geçen bu taş döşemeli yolun, doğrudan Apollon Tapınağı’na ulaşan bir “kutsal yol” (tören yolu) olduğu anlaşılmaktadır. Güzergâhın devamına, Myra’nın batısında yer alan Karabucak Anıt Mezarı’nın hemen batı kesiminde rastlanmaktadır.
Literatürde daha önceki araştırmacılar tarafından da belgelenen yolun bu kesimi, Kyaneai – Myra arasında yüzeyde saptanabilen son antik yol kalıntısıdır. Karabucak Anıt Mezarı’ndan Myra kent merkezine kadar uzanan ova, günümüzde kalın bir alüvyon tabakasıyla örtülü olup tamamen narenciye bahçeleriyle kaplıdır. Bu jeomorfolojik yapı nedeniyle antik yolun bu ovadaki kesin güzergâhını saptamak mümkün olmamakla birlikte; yolun, akropol tepesinin güney eteğindeki sert kalker zemini izleyerek antik tiyatro yakınlarına ulaştığı öngörülmektedir.
Likya Eyaleti Roma yolları ve Eğridere üzerindeki antik yol kalıntıları, Stadiasmus Patarensis üzerinde öncü epigrafik çalışmalar gerçekleştiren Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından saptanarak bilim dünyasına kazandırılmıştır. Eğridere Antik Yolu ve çevresi, 1989 yılında “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
Eğridere Antik Yolu Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz Kaplan’a aittir.
Eğridere Antik Yolu’na ilişkin araştırma sonuçları, veri ve değerlendirmeler; Sencer Şahin tarafından gerçekleştirilmiş olup “Stadiasmus Patarensis. Likya Eyaleti Roma Yolları” adlı eserden alıntılanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.
Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.
Fotoğraflar:





