Termessos Antik Kenti; Antalya ili, Korkuteli ilçesi sınırları içerisinde, Korkuteli’nin 25 km güneydoğusunda, Antalya’nın 30 km kuzeybatısında yükselen, Batı Toros sıradağlarının bir bölümünü meydana getiren dağların doğusunda, Pisidya Bölgesi’nin “Milyas” olarak anılan güneybatı bölümünde, bugün “Güllük” adını taşıyan Solymos Dağı’nın dorukları arasındaki vadide, Anadolu’nun en eski halklarından Luvilerin soyundan gelme Solymler tarafından kurulmuş bir Pisidya kentidir.
Termessos Antik Kenti adını Homeros’un İlyada Destanı’nda yer alan Bellerophantes öyküsü ile duyurmakta ise de tarih sahnesine, Makedonya Kralı Büyük İskender’in MÖ 334 yılında kenti kuşatması ve Termessosluların kenti güçlü bir savunma yaparak teslim etmemesiyle çıkmıştır. Hellenistik Dönem’de gelişen ve zenginleşen Termessos Antik Kenti, Roma İmparatorluk Dönemi’nde en parlak devrini yaşamıştır. Halk, Roma Senatosu tarafından Roma halkının dostu ve müttefiki olarak kabul edilmiştir. Termessoslulara aynı zamanda kendi yasalarını kendilerinin yazması hakkı da verilmiştir. Dilleri Pisidya’nın bir lehçesi gibi görünmektedir. Doğu Roma (Bizans) Dönemi’ne ait belirgin kalıntılara pek rastlanmamaktadır. Komşusu Trebenna Antik Kenti’nin Doğu Roma (Bizans) Dönemi’nde önemli bir merkez olmasının bunda önemli bir etkisi olduğu düşünülmektedir.
Şehrin büyük bir kısmı Güllük Dağı’nın kayalık sırtları arasındaki dar ve uzun vadide yerleşmiştir. Buraya ulaşan ana yol, Yenice Vadisi’nden başlayarak gelen ve bugün Korkuteli-Antalya bağlantısını sağlayan asfalt yol kenarında yer yer izlenebilen antik dönem yoludur. İkinci derecede giriş-çıkış patikaları da tiyatro civarından başlayıp güneye, Mecine Boğazı’na ve kuzeybatıya, kayaya oyulmuş mezarların ilerisine kadar uzanmaktadır. Kurulduğu yerin savunması kolay, kent sınırlarının doğal savunma hatlarına kadar uzanması nedeniyle güçlü bir sur ile çevrili olmamasına rağmen şehrin etrafı, kayalıklardaki korunmamış boşlukları da içine alan tahkimat duvarları ile çevrilmiştir. Yenice Vadisi’nin Kapıkaya mevkisinde bulunan bir duvarın, geçiş parası alınan bir kapı olarak kullanılmış olması muhtemeldir. Diğer alçak vadilerde de set vazifesini gören birçok duvar bulunmaktadır.
Termessos Antik Kenti’ni, mevcut ana yolun bitiminden yukarıya doğru, alt şehir duvarına kadar olan aşağı kısım; yapıların çoğunu, dar vadiyi içerisine alan ve şehir duvarlarını da kapsayan şehir merkezi kısmı ile şehre bakan nekropolü içeren kısım olmak üzere üç bölümde tanımlamak mümkündür. Kentin bugün önemli bir çekim merkezi olmasının en önemli nedeni, dik yamaçlarda orman içinde yerleşmiş olması ve bunun sonucu olarak da sahip olduğu kalıntıların iyi korunarak günümüze ulaşmasıdır. Bu kalıntıların en belli başlıları tiyatro, agora, tapınaklar, nekropol, su sarnıçları, bouleuterion, gymnasion ve sütunlu caddedir. Bunlar içerisinde antik kentin en etkileyici ögesi; 4.200 kişilik oturma yeri bulunan, Antalya platosunun muhteşem manzarasını izleme olanağı sunan antik tiyatrodur.
Termessos Antik Kenti ve çevresindeki önemli orman vejetasyonu, yaban hayatı habitatı ve jeomorfolojik yapıya sahip bölge, Türkiye’nin onuncu millî parkı olarak “Güllük Dağı (Termessos) Millî Parkı” adıyla 1970 yılında ilan edilmiştir. Bunun yanı sıra Termessos Antik Kenti, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 07.04.1993 gün ve 1783 sayılı kararıyla “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilirken yakınındaki doğa harikası jeolojik bir oluşum olan Güver Uçurumu ve çevresi “I. Derece Doğal Sit Alanı” ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Termessos üzerindeki ilk sistemli arkeolojik kazılar 2025 yılında başlamış olup günümüzde devam etmektedir.
Termessos Antik Kenti Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz Kaplan’a aittir.
Termessos Antik Kenti’ne ilişkin araştırma sonuçları, veri ve değerlendirmeler; Bülent Baykal, Mücella Uyar, Hürmüz Ceylani ve Fatih Özdel tarafından gerçekleştirilmiş olup T.C. Antalya Valiliği – Antalya Kültür Envanteri adlı eserden alıntılanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.
Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.
Fotoğraflar:


























