Yukarı Düden Şelalesi; Antalya ili, Kepez ilçesi sınırları içerisinde, Kırkgöz-Pınarbaşı kaynaklarının oluşturmuş olduğu Düden Çayı’nın Varsak/Şelale Mahallesi Düdenbaşı mevkisindeki çökeltide yaklaşık 40 m yükseklikten dökülen bir şelaledir. Şelale, Aşağı Düden ve Yukarı Düden olmak üzere iki kola sahiptir. Halk arasında “Düden”, “Düdenbaşı” veya “İskender” isimleriyle bilinmekte olup Kepez’de oluşan ilk şelaleye Yukarı Düden, Muratpaşa’da oluşan ve denize dökülen ikinci şelaleye Aşağı Düden denilmektedir.
Pınarbaşı olarak adlandırılan iki büyük karstik kaynaktan çıkan bol sulu iki nehir, kısa bir akıştan sonra birleşerek Bıyıklı Düdeni içinde kaybolmaktadır. Bıyıklı Düdeni’nde kaybolan su, 14 kilometre kadar yer altından gittikten sonra Varsak Obruğu’nun (Kuru Düden) bir ucundan çıkarak çok kısa bir akışın ardından çöküntünün öbür ucundan tekrar batmaktadır. Varsak’ta kaybolan su, iki kilometre kadar yer altı akışından sonra Düdenbaşı’nda yeryüzüne çıkmaktadır. Yüzeyden hiç su akmadığı günlerde bile Düden Şelalesi’nin altından saniyede en az ten metreküp su yüzeye çıkmaktadır. Bu suyun maksimum debisi doksan dört metreküp, ortalaması ise saniyede on beş-on altı metreküptür.
Kırkgözler’in suları Bıyıklı Düdeni’nden battıktan sonra 21 km yer altı boşluklarından (düden) ilerleyip Düdenbaşı mevkisinde kanyonun tabanında açığa çıkmaktadır. Burası bir yer altı ırmağının yüzeye çıktığı; İlk Çağ’ın Kataraktes (Catarrhactes) adıyla tanınan ırmağının, günümüz Düden Çayı’nın doğduğu yerdir; bu nedenle geçmişte “Düdenbaşı” olarak adlandırılmıştır. Burada alttan kaynayan suya ek olarak ona yakın debide yukarıdan dökülen sular da vardır. Kepez HES-Varsak kanalı buraya kadar uzatılarak Düden çukuruna boşaltılmıştır. 1960’ların başında DSİ bu bölgeyi düzenlemiş, zaman içerisinde eşsiz güzellikte bir rekreasyon alanı yaratılmış ve bölge “Düden Şelalesi” olarak anılmaya başlanmıştır. Yukarıdan dökülen sular yapay olduğundan bu güzel bölgeye doğallığına ve coğrafi anlamına uygun olarak “Düdenbaşı” adı verilmiştir.
Yukarı Düden Şelalesi aynı zamanda İskender Şelalesi adıyla da bilinmektedir. MÖ 334-333 yıllarında Pamfilya’yı fetheden Makedonya Kralı Büyük İskender’in bu bölgeden geçerken Aspendos’tan haraç olarak aldığı atlarını burada sulattığı rivayet edilmektedir. Yukarı Düden Şelalesi’nin bulunduğu alan 1970-1972 yılları arasında Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğü tarafından piknik ve mesire yeri hâline getirilmiştir. Yukarı Düden’in en dikkat çekici özelliklerinden biri, şelalenin hemen arkasında bulunan doğal mağaradır. Ziyaretçiler mağaranın içindeki tünellerden geçerek suyun tam arkasından akışını izleme ve harika fotoğraflar çekme imkânı bulurlar. Şelalenin çevresi yürüyüş yolları, dinlenme alanları ve kahvaltı mekânlarıyla düzenlenmiş olup doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için idealdir.
Yukarı Düden Şelalesi’nin bulunduğu bölgede Tıvalas adıyla bilinen ve Lyrboton Kome’ye bağlı olduğu düşünülen küçük bir yerleşim yeri bulunmaktadır. Şelalenin çevresinde levhalarla yerleri belirtilerek ziyarete açılan mezarlar haricinde, ana yolun solunda kalan alanın yukarısında mevcut bir Türkmen Mezarlığı yer almaktadır. Çevresinde yer yer mimari parçalar yer almaktadır. Güneye doğru inildiğinde, bugün tarla hâlinde olan ve bir kısmı vakıf arazisi sayılan alanda yer yer seramik parçaları tespit edilmiş olup asıl mezarların bulunduğu alan en güneyde yer almakta ve çok sayıda ana kayaya oyulmuş tipte mezardan oluşmaktadır. Bunlardan bir tanesi basamaklarla inilen mezar odasını ihtiva etmektedir. Bunların dışında Düdenbaşı’nda, Varsak Obruğu’na benzer yapı kalıntıları, antik yol ve merdiven izleri vardır.
Antik dönemde “Katarraktes” adı verilen Düden Çayı’nın kaynağının önemli bir tarihî özelliği de Perge Antik Su Yolu’nun başlangıcı olmasıdır. Roma İmparatorluk Dönemi’nde Perge’ye iletilecek suyu almak amacıyla açılmış 50-60 m uzunluğunda bir tünel, suyun kaynadığı çukurun hemen başlangıcındaki doğu yakasında bugüne değin yıkılmadan kalmıştır. Tünelden sonra da ırmağın doğu yakasında yer yer kayalara oyulmuş kanal izlerine rastlanmaktadır.
Yukarı Düden Şelalesi çevresindeki yerleşim yeri ve kalıntılar 1993 yılında “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilerek koruma altına alınmıştır. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 3 Temmuz 2020 tarihli oluru ile Düden Şelalesi ve Çayı, “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Yukarı Düden Şelalesi Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kepez Belediyesi
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
T.C. Antalya Büyükşehir Belediyesi
Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğü
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
Kaynakça:
Kaplan, Orhan Deniz. (2016). Antalya Kültür Varlıkları Envanteri Projesi. Antalya.
Fotoğraflar:
Orhan Deniz Kaplan (2017)
Telif Hakları ve Kullanım Koşulları:
Bu sitede yer alan Antalya kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları Orhan Deniz Kaplan’a aittir.
antalyakulturenvanteri.com alan adında yer alan metin, fotoğraf, harita, çizim ve diğer tüm içerikler; hak sahibinin önceden alınmış yazılı izni olmaksızın ticari veya ticari olmayan hiçbir amaçla çoğaltılamaz, dağıtılamaz, kaynak gösterilmeden veya gösterilerek dijital ya da basılı mecralarda yayımlanamaz.
Sitedeki içerikler mevcut akademik ve saha araştırmaları doğrultusunda derlenmiş olup, yeni bulgular ışığında önceden haber verilmeksizin güncellenebilir.
Fotoğraflar:





