Side; Antalya ili, Manavgat ilçesi sınırları içerisinde, Antalya il merkezinin 80 km doğusunda, Manavgat ilçe merkezinin 7 km güneybatısında bulunan, 350-400 m genişliğinde bir yarımada üzerine kurulmuş bir Pamfilya kentidir. Antik dönemde Pamfilya’nın en önemli liman kenti olan Side’nin ismi, Eski Anadolu dillerinde “nar” anlamına gelmektedir. Nitekim kent kalıntıları içerisindeki yapı, yazıt ve bazı süslemelerde nar motifine sıkça rastlanmaktadır.
Strabon’a göre bu kent, Kyme’nin (Nemrut Köyü) bir kolonisi olarak kurulmuştur. Kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte; MS 4. yüzyılda yaşamış olan kilise tarihçisi Evsebios MÖ 1405 yılında kurulduğunu söylese de bu tarihi belgeleyecek herhangi bir buluntuya bugüne kadar rastlanmamıştır. Ancak Side öz bir Anadolu ismi olduğundan, ikinci koloni hareketlerinden (MÖ 8 veya 7. yüzyıldan) önce burada daha eski bir kentin varlığı söylenebilmektedir. Eski bir Anadolu tanrıçası motifi olan nar meyvesine net bir biçimde Hititlerde Ana Tanrıça olan Kubaba’nın göğsüne bastırmış şeklinde rastlanmaktadır. Nar, o dönemde de Side’ye adını veren bereket tanrıçası Side gibi bereketi simgelemektedir.
Side, MÖ 7. yüzyılda bir yerleşim merkezi olmuştur. MÖ 7. yüzyılda tüm Pamfilya ile birlikte önce Lidya Krallığı’nın, onun yıkılışından sonra Perslerin, MÖ 334’ten sonra da Büyük İskender’in egemenliğinde kalan Side, daha sonra Helenistik Dönem krallıkları arasında sürekli el değiştirmiştir. MÖ 3. yüzyılda önce Mısır’da hüküm süren Ptolemaiosların, daha sonra Suriye Krallığı’nın egemenliğinde kalan kent, MÖ 188’de Apameia Barışı ile bağımsızlığını kazanmıştır. Bir dönem korsanların eline geçmiş, MÖ 78’den sonra Galatia Krallığı’na bağlanmış, MÖ 25’te yeniden bağımsız olmuştur.
MS 2 ve 3. yüzyıllarda çok parlak bir dönem yaşayan Side, MS 4. yüzyılda yoksullaşmaya ve zayıflamaya başlamıştır. MS 5 ve 6. yüzyıllarda üçüncü ve son parlak zamanını yaşayan kent, 9 ve 10. yüzyıllarda Arap akınlarıyla iyice zayıf düşmüştür. Eski kaynaklarda Side’den “Yanmış Antalya” diye söz edilmekte, halkının iki günlük uzaklıkta bulunan Yeni Antalya’ya göçtüğü yazılmaktadır. Ticaret ve liman kenti olarak tanınan Side’nin antik kalıntıları üzerinde 20. yüzyılın başlarında Giritli göçmenler tarafından Selimiye Köyü kurulmuştur.
Helenistik, Roma ve Doğu Roma (Bizans) dönemlerinin yapı özelliklerini gösteren kent surlarının birçok yeri yıkılmışsa da kara tarafı surlarının hemen hemen tümü ayakta kalabilmiştir. Yüzyıllar boyunca birçok değişiklik ve onarım gören deniz tarafı surları günümüzde yıkık durumdadır.
Kentin ana giriş kapısı iki kule arasındadır. Kulelerin dış yüzleri yuvarlatılmıştır. Kapının arkasında yarım daire biçiminde bir avlu bulunmaktadır. Kentte iki ana cadde vardır. Bu caddeler Antik Çağ’ın sütunlu caddelerine örnektir. Bu caddelerin her iki yanında sütunlu portikler ve onların da gerisinde dükkânlar bulunmaktadır. Sütun başlıkları Korint üslubundadır. Caddelerin ortasında su kanalları açılmıştır; ayrıca altlarında da su yolları vardır.
Surun dışında, kent kapısının karşısında Anadolu’nun en büyük tarihsel çeşmesi yer almaktadır. Bu çeşmenin önünde geniş bir havuz vardır. Ön yüzünde yarım daire biçiminde nişler bulunur. Bu nişlerin içinde heykeller yer almaktaydı. Eşsiz bir su sistemiyle uzaklardan getirilen su, bu üç büyük nişin içindeki üçer mermer çörtenden akıyor ve havuzda toplanıyordu. Havuzun içinde ve çevresinde cephe süslemesinin mimari parçaları görülmektedir.
Agoranın güneyindeki cadde üzerinde, dört tarafı portiklerle çevrili ve büyük bir avlusu bulunan gymnasium mevcultur. Bu bina üç salondan oluşmaktadır.
Side Tiyatrosu’nun mimarlık tarihi açısından önemi; diğer kentlerde olduğu gibi bir dağ yamacına yaslanmaması, kemerli mekânlar üzerinde kurulmuş olmasıdır. Bunda arazinin düz olması büyük rol oynamıştır. Plan özellikleri ve mimari elemanlarına bakılarak yapı, MS 2. yüzyılda Roma İmparatorluk Dönemi’nde inşa edilmiştir.
Side’de gerçekleştirilen arkeolojik kazılar sonucu birçok tapınak ortaya çıkarılmıştır. Bunların bazıları Athena, Apollon ve Men tapınaklarıdır. Side’nin surları dışında Batı ve Doğu Nekropolleri olmak üzere geniş mezarlıklar yer almaktadır.
Side Antik Kenti; Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 13.03.1976 tarih ve 8994 sayılı kararıyla tescil edilerek nekropolü ve korunması gerekli arkeolojik alanı da kapsayan bölge, koruma alanı olarak belirlenmiştir. Bu alana ilişkin hazırlanan Koruma İmar Uygulama Planı da Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 09.10.1982 tarih ve 3829 sayılı kararı sonrası uygulamaya konulmuştur.
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 28.03.1990 tarih ve 733 sayılı kararıyla Side, “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
Side Antik Kenti Koruma Amaçlı Revize İmar Planı da Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 07.06.1995 tarih ve 2584 sayılı kararıyla uygun bulunmuş, 15.03.1998 tarih ve 3771 sayılı karar ile kesinlik kazanmıştır. Bugün Side Antik Kenti I. Derece Arkeolojik Sit Alanı’ndaki uygulamalar bu plan kararları doğrultusunda yürütülmektedir. Söz konusu planla ayrıca 22 anıtsal yapı ve 38’in üzerinde sivil mimarlık örneği “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescillenerek koruma altına alınmıştır.
Side Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz Kaplan’a aittir.
Side’ye ilişkin araştırma sonuçları, veri ve değerlendirmeler; Fatma Özoral, Mehmet Türkmen ve İsmail Akan Atila tarafından gerçekleştirilmiş olup “T.C. Antalya Valiliği – Antalya Kültür Envanteri” adlı eserden alıntılanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.
Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma ve kazı sonuçlarına göre güncellenebilir.
Fotoğraflar:

















