Kitanaura; Antalya ili, Kumluca ilçesi sınırları içerisinde, Gölcük Mahallesi Saraycık mevkisinin kuzeyindeki tepe ve yamaçlarda yer alan, Helenistik Dönem’de kurulmuş bir Likya kentidir. Thomas Abel Brimage Spratt tarafından “Apollonia” adıyla tanıtılan kent, aynı yıl kalıntıları inceleyen Schönborn tarafından “Mnara” adıyla tanıtılmıştır. Sonraki dönemlerde “Saraycık” adını alan kentin gerçek adı “Kitanaura” olarak Patara Antik Kenti’nde bulunan Yol Kılavuz Anıtı sayesinde ortaya çıkmıştır. İdebessos ile Attaleia (Antalya) arasında bir kavşak kent konumunda bulunan Kitanaura, Doğu Roma (Bizans) Dönem’inde zengin bir piskoposluk merkezi olmuştur.
Kitanaura’nın akropolü, doğu-batı yönünde uzanan bir tepenin üzerinde yer alır; güneyi ile batısı yapı kalıntıları ile çevrilidir. Akropolün batı ve kuzey tarafları sarp kayalıklarla kaplıyken güney tarafında daha az dik bir kaya eğimi bulunur. Akropolü korumak için yapılan surlar, güneybatı tarafından doğu ve kuzey tarafına doğru uzanmaktadır. Bu surlar 1,30 m kalınlığında olup bazı yerlerde 5 ila 6 m yüksekliğe kadar korunabilmiştir. Akropolün güneybatı köşesinde ve merkeze yakın bir konumda iki adet bazilika bulunmaktadır.
Kitanaura’dan günümüze en iyi durumda ulaşan yapı, bir hamam-jimnazyum kompleksidir. Bu kompleks, akropole güneybatı girişinin eteklerinde yer alır; bir palaestra (güreş alanı) ile altı bölümden oluşmaktadır. Bu hamamın yapım kalitesi ve boyutu, Likya’da nispeten uzak bir bölgede bulunan orta büyüklükteki bir şehir için oldukça dikkat çekicidir. 700 metrekarelik boyutuyla bu yapı; Likya’nın en büyük şehirlerinden ikisi olan Patara’daki merkezi hamamın (315 m²) ve Ksanthos’taki güney hamamının (295 m²) iki katından daha fazladır. Antik dönemde hamamların boyutları, hem şehrin nüfusundan hem de dışarıdan gelen geçici ziyaretçi sayısından etkilenirdi. Hamamın, gezginler tarafından kullanılan yolların kesiştiği bir noktada yer alması, tesisin birçok geçici ziyaretçiye de hizmet verdiğini düşündürmektedir. Orman yolunun batı tarafındaki tepeden hamama doğru uzanan, düzensiz kesme bloklardan yapılmış devasa bir duvar kalıntısının muhtemelen su kemerine (su yolu) ait olduğu düşünülmektedir.
Akropolün güneyinden başlayıp daha sonra kuzeye dönerek akropolü batıdan geçen bir yolun iki yanında nekropoller (mezarlıklar) bulunmaktadır. Akropolün güneyinde ise bir heroon (kahraman mezarı) yer almaktadır. Kitanaura’da bulunan heroon, hamam yapısı ile birlikte günümüze kadar sağlam ulaşmayı başarmıştır. Frizlerle süslü olan yapı, kentin en önemli ve nitelikli mezarıdır. Cephesindeki yazıtına göre mezarı; Atteous’un torunu, Trokondas’ın oğlu Trokondas kendisi için yaptırmıştır. Mimarisi ve kabartmalarının ışığında mezar binası MS 1. yüzyıla tarihlendirilmektedir.
Şehrin tarihi, antik yazarlar tarafından hiç bahsedilmediği için büyük ölçüde bilinmemektedir; yalnızca şehrin kalıntıları bazı bilgiler sağlamaktadır. Şehir surlarının en eski evresi Helenistik Dönem’e, son evresi ise Doğu Roma (Bizans) Dönem’e tarihlendirilmektedir. Şehirde tespit edilen beş kilise nedeniyle, Geç Antik Çağ’da Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte şehrin muhtemelen daha da önem kazandığı düşünülmektedir.
Thomas Abel Brimage Spratt 1842 yılında Kitanaura’yı ziyaret etmiş, iki gün boyunca kent kalıntıları üzerinde çalışarak kitabeleri kopyalamış ve bir plan çizmiştir. Şehrin adını gösteren herhangi bir kalıntı bulamamış; ancak buranın Mnara veya Apollonia olabileceğinden şüphelenmiştir. Patara Antik Kenti’nde bulunan Yol Kılavuz Anıtı ile Mnara Antik Kenti’nin gerçek yeri bulunmuş, Apollonia ise Likya’nın batısında, çok uzak bir yerde keşfedilmiştir. Antalya Müzesi’ndeki sikkeler üzerinde 1998 yılında yapılan bir çalışma, Kitanaura adının kesin olarak tespit edilmesini sağlamıştır. 2000 yılında “1. Derece Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilerek koruma altına alınan Kitanaura; 2004-2005 ve 2006-2007 yıllarında Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığındaki Akdeniz Üniversitesi ekibi tarafından detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Günümüzde Antalya Müzesinde bulunan 5 küçük bronz Kitanaura sikkesi “KITA” lejantlıdır. Sikkeler, MÖ 1. yüzyıl ile MS 1. yüzyıl arasına tarihlendirilmektedir. Doğu Roma (Bizans) Dönem’inde Perge Metropolisine bağlanan Kitanaura’da bulunan Doğu Roma (Bizans) kalıntıları ve piskoposluk listeleri, kentin önemli bir piskoposluk merkezi olduğunu kanıtlamaktadır.
Öznitelik Bilgisi:
Kaynakça:
Çevik, N. (2015). Lykia Kitabı: Arkeolojisi, Tarihi Ve Kültürüyle Batı Antalya. Türk Tarih Kurumu.
Erdem, M., Özdel, F., & Koç, A. (2003). Antalya Kültür Envanteri. T.C. Antalya Valiliği.
Fotoğraf:
Orhan Deniz Kaplan (2019)
Telif Hakları ve Kullanım Koşulları:
Bu sitede yer alan Antalya kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları Orhan Deniz Kaplan’a aittir.
antalyakulturenvanteri.com alan adında yer alan metin, fotoğraf, harita, çizim ve diğer tüm içerikler; hak sahibinin önceden alınmış yazılı izni olmaksızın ticari veya ticari olmayan hiçbir amaçla çoğaltılamaz, dağıtılamaz, kaynak gösterilerek veya gösterilmeyerek dijital ya da basılı mecralarda yayımlanamaz. Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması, yayımlanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suçtur.
Sitedeki içerikler mevcut akademik ve saha araştırmaları doğrultusunda derlenmiş olup, yeni bulgular ışığında önceden haber verilmeksizin güncellenebilir.
Galeri:

















