Camili Cami; Antalya ili, Döşemealtı ilçesi sınırları içerisinde, 1871 yılında Osmanlı Döneminde inşa edilmiş, kare planlı ve kubbeli kâgir bir yapıdır. Mimarisiyle dikkat çeken cami, erken dönem kırsal Osmanlı mimarisinin nitelikli örneklerinden biridir. Döşemealtı bölgesinin yerleşik yaşam geleneği güçlü yerleşimlerinden biri olan Camili Mahallesi, adını bölgede camisi bulunan ilk yerleşim birimi olmasından almıştır. Camili Cami, Yörük-Türkmen kültürüne ait cami mimarisinin erken örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Başlangıçta yalnızca cuma namazlarının kılınması amacıyla inşa edilen yapı, zamanla sürekli ibadet edilen bir merkez hâline gelmiş ve günümüzde de ibadete açık durumunu korumaktadır.
Cami, bulunduğu düzlüğün birçok noktasından görülebilecek hâkim bir konuma kurulmuştur. Bu özelliğiyle yalnızca Camili Mahallesi için değil, çevre yerleşimler için de görsel ve kültürel bir odak noktası hâline gelmiştir. Caminin özgün mimarisi ve konumu, Döşemealtı bölgesi açısından adeta bir nirengi noktası işlevi görmekte; geçmişte çevre mahalleler üzerinde sosyal ve kültürel bir saygınlık unsuru olarak kabul edilmektedir.
Caminin mevcut kubbesi ile son cemaat yeri, yapının ilk inşa evresinden sonra eklenmiştir. Yapı, genel mimari özellikleri itibarıyla Beylikler Dönemi cami ve mescit mimarisiyle benzerlik göstermektedir. Bu döneme ait yapılarda yaygın olarak görülen küçük ve sade tasarım anlayışı; kare ya da dikdörtgen planlı kütle düzeni; üst örtüde kırma çatı, çadır örtüsü ya da tek kubbe kullanımı gibi unsurlar, söz konusu camide de izlenebilmektedir. Caminin orijinal planında yer almayan minare ise 1988 yılında, mahalle halkının katkılarıyla yapının kuzeybatı köşesine yapılmıştır. Minare, cami avlusunda bulunan ve daha önce abdest almak ile cenaze yıkamak amacıyla kullanılan eski bir kuyunun üzerine inşa edilmiştir. Bu durum, yapının işlevsel dönüşüm süreci içerisinde yeni ihtiyaçlara nasıl adapte edildiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir.
Camili Cami’nin inşası, yalnızca mimari bir süreç değil; aynı zamanda mahallenin kimliğini şekillendiren ve yerel bellekte önemli yer edinen bir efsaneye de konu olmuştur. Rivayete göre mahalle sakinlerinden Hacı Yunus, “Allah’ım, bana bir servet nasip et ki dirilerimizin toplanacağı bir cami inşa ettireyim, ölülerimizin defnedildiği mezarlığımızı ihya edip çevresini duvarla çevireyim ve Döşeme Yolu’nu onartayım,” diye dua eder. Bu duasının ardından bir tarlada define bulduğu ve bu kaynağı verdiği söz doğrultusunda kullandığı anlatılmaktadır.
Hacı Yunus; elde ettiği bu servetle Camili Cami’ni inşa ettirmiş, caminin güney eteklerinde yer alan mezarlığın bakımını üstlenmiş ve antik dönemden itibaren önemli bir güzergâh olan Döşeme Yolu’nu (Via Sebaste) onartmıştır. Bu anlatı, yapının topluluk kimliğinin inşasındaki manevi değerini açıkça ortaya koymaktadır.
Camili Cami, 2005 yılında “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı” olarak tescillenerek koruma altına alınmıştır.
Camili Cami Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Müdürlüğü
T.C. Vakıflar Genel Müdürlüğü
T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı
T.C. Antalya Müftülüğü
T.C. Döşemealtı Müftülüğü
Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz Kaplan’a aittir.
Camili Cami’ye ilişkin araştırma sonuçları, veri ve değerlendirmeler; Giray Ercenk ve Ali Yıldız tarafından gerçekleştirilmiş olup “Dünden Bugüne Döşemealtı ve Su Saklama Yapıları” ile “Göç Kültüründen Yolda Kalan / Sarnıçlar Seyahatnamesi” adlı eserlerden alıntılanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.
Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.
Fotoğraflar:









