Alara Kalesi; Antalya İli, Alanya İlçesi sınırları içerisinde, Alara (Ulugüney) Çayı kenarında yükselen sivri bir tepe üzerine iskân tarihi bilinmeyen, bölgenin Kilikya Ermeni Prensliği’ne bağlı ve baronlar tarafından idare edildiği 12. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş, 1221 yılında Alanya’yı fetheden Sultan I. Alâeddin Keykubad tarafından Selçuklu Devleti hakimiyetine alındıktan sonra Alara Hanı’na uğrayan kervanların güvenliğini sağlamak amacıyla yeniden imar edilmiş bir kontrol ve savunma kalesidir. Alara Vadisi ve Alanya, Antalya-Konya Kervan Yolu üzerinde konumlanan kale 19. Osmanlı Padişahı IV. Mehmed Dönemine kadar kullanılmıştır. Kale, bazı kaynaklarda “Manavoğlu Kalesi” adıyla tanıtılmaktadır.
Alara Kalesi, 200 metreden 500 metreye kadar çıkan sarp bir tepe üzerinde kurulmuştur. Kayalık tepe, kaya formasyonlarının topoğrafyasına bağlı olarak inşa edilmiş iki sıra surla çevrilmiş ve dış sur çizgisi üzerinden yerleşim alanına giriş, kayalara oyulmuş merdivenli bir dehlizden sağlanmıştır. Tepenin alt noktasından itibaren kayalar içerisine oyularak üstü kapalı 168 basamaktan oluşan merdivenler kaleye çıkışı sağlamaktadır. Doğal kayanın elvermediği bölümler moloztaş ve harç kullanılarak tonoz şeklinde örtülmüştür. Üst örtüde belli mesafelerde delikler açılarak hem ışık hem havalandırma sağlanmıştır. Ancak yapıldığı dönemde merdivenli bu yol sadece su ihtiyacını Alara çayından gidermek üzere yapılmış ve tehlike anında sur içerisinde kalacak şekilde düzenlenmiştir.
Merdivenlerin bitiminde kale kapısına güneyden ulaşılmaktadır. İki yöndeki açıklıktan kuzey yöndeki kapı surlar üzerinde dışa açılan tek kent kapısıdır. Kapının yanındaki sur duvarı üzerinde iki adet kitabe ile bunun arasında kırmızı boya ile yapılmış pano şeklinde oldukça yıpranmış bir fresk yer almaktadır. Yine kırmızı boya çizgiler ile bu duvar üzerine mermer kaplama taklidi yapılmıştır. Bu duvardaki kitabelerden kalenin Selçuklu Devleti Döneminde imar gördüğü anlaşılmaktadır. Surlar iç ve dış olmak üzere planlanmıştır. Dış surlar üzerinde sırasıyla üçgen ve dikdörtgen planlı burçlar savunmayı güçlendirmektedir.
İç sura çıkış kayalara oyulmuş basamaklarla sağlanmaktadır. Oldukça dik bir tırmanış yolu ile orta sur üzerindeki ikinci bir kapıdan geçildikten sonra iç kaleye ulaşılmaktadır. Burada bir yapı kompleksi bulunmakta olup, kompleks içerisinde hamam ve sarnıçlar nispeten sağlam durumdadır. Küçük hamam yan yana kubbeli ısıtılan iki mekan ve sarnıçtan oluşmaktadır. Kubbe geçişlerindeki freskler yıpranmıştır ancak kırmızı ve sarı boya kalıntıları görülebilmektedir. Yerde bulunan çini kırıkları hamamın Selçuklular zamanında da kullanılmış olduğunu kanıtlamaktadır.
Görkemli bir görüntüye ve manzaraya sahip kale üzerinde arkeolojik araştırmalar yapılmasına rağmen kazı ve restorasyon çalışmaları yapılmamıştır. Doğal peyzajında korunan Alara Kalesi 1999 yılında I ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
Adres:
Çakallar Mahallesi, Alanya/Antalya
Mimari Çağ:
Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu
Selçuklu Devleti
Osmanlı Devleti
Bugünkü Kullanımı:
Boş-Harabe
Koruma Durumu:
I ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı
İlgili Kurum:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Ziyaret Tarihi:
21.04.2018
Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ait tüm görsellerin yayın hakları Orhan Deniz KAPLAN’a aittir. Sitemizde yer alan görseller, Orhan Deniz KAPLAN’dan izin alınmadan çoğaltılamaz, dijital ve basılı hiçbir mecrada yayınlanamaz.
Alara Kalesi hakkında yer alan araştırma ve bilimsel sonuçlara ilişkin veri, görsel ve değerlendirmeler; T.C. Antalya Valiliği – Antalya Kültür Envanteri kitabı (Seher TÜRKMEN), selcuklumirasi.com ve tr.wikipedia.org‘dan alıntılanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com’da yer alan envanter bilgileri kaynak gösterilmeden izinsiz çoğaltılamaz, dijital ve basılı hiçbir mecrada yayınlanamaz.
Harita: