trebenna
KonyaaltıYerleşim Yerleri

Trebenna

Antalya ili, Konyaaltı ilçesi sınırları içerisinde, Termessos'un kuş uçumu 15 km uzağında, iki tarafı 1.500 ile 1.700 m arasında değişen yüksek tepelerin çevrelediği ve 1.500 m kadar yükseklikte olan Sivridağ'ın kuzey eteğinde, Geyikbayırı ile Çağlarca mahalleleri arasında yer alan, yaklaşık 700 metre rakımlı kayalık bir tepe üzerine Helenistik Dönem'de Pisidya-Likya-Pamfilya kavşağında kurulmuş, Termessos egemenlik alanında peripolion statüsüne sahip askerî bir garnizon kale yerleşimidir.

Paylaş

Trebenna; Antalya ili, Konyaaltı ilçesi sınırları içerisinde, Termessos’un kuş uçumu 15 km uzağında, iki tarafı 1.500 ile 1.700 m arasında değişen yüksek tepelerin çevrelediği ve 1.500 m kadar yükseklikte olan Sivridağ’ın kuzey eteğinde, Geyikbayırı ile Çağlarca mahalleleri arasında yer alan, yaklaşık 700 metre rakımlı kayalık bir tepe üzerine Helenistik Dönem’de Pisidya-Likya-Pamfilya kavşağında kurulmuş, Termessos egemenlik alanında peripolion statüsüne sahip askerî bir garnizon kale yerleşimidir. Yerleşim; ova, Antalya ve limana hâkim konumuyla oldukça dikkat çekicidir. Halk arasında “Asar Tepe” adıyla bilinen yerleşimin adının “Trebenna” olduğu, Stadiasmus Patarensis adlı yol yazıtıyla ortaya çıkmıştır.

Sık çam ormanı ve yoğun maki örtüsü içinde Sivri Dağ ile Dereözü Sırtı arasında yayılan kent, önemli kalıntılara ev sahipliği yapmaktadır. Trebenna, tüm vadiye ve Antalya’ya hâkim manzarasıyla dikkat çekmektedir. Prehistorik yerleşim izlerine sahip Trebenna; Helenistik Dönem sonrasında Roma İmparatorluk Dönemi ile Doğu Roma (Bizans) Dönemini de yoğun olarak yaşamıştır. Kent, 12. yüzyıla kadar kesintisiz olarak yerleşim görmüştür.

Geyikbayırı-Çağlarca üzerinden orman yolu ile girişine kadar ulaşılabilen Trebenna’da ziyaretçileri kentin agorası karşılamaktadır. Kent girişinde bulunan ekklesiasterion ve sebasteion yapıları oldukça iyi korunarak günümüze kadar ulaşmıştır. İmparator kült alanı olarak inşa edilen sebasteion, kare planda tasarlanmıştır. 5,25 m genişliğindeki cephe açıklığı, nitelikli kesme taşlarla anıtsal şekilde örülmüştür. Yapının yan duvarlarında ikişer küçük niş yer almaktadır. Ekklesiasterion, sebasteion’un kuzeydoğu duvarına kare planda bitişik olarak inşa edilmiştir. Günümüze ulaşan oturma sıraları, toplantı salonunun yarım daire planlı oturma sıralarına sahip olduğunu göstermektedir. Ekklesiasterion’un batı kapısındaki sol söve üzerinde bir yazıt yer almaktadır. Bir kısmı silinen yazıtın kalan kısmında, “yapının yarı maliyetinin kente ait ormanlardaki kerestelerden karşılandığı” yazmaktadır.

Ekklesiasterion’un kuzeydoğusunda andronlar bulunmaktadır. Bu yapı grubunun önünden geçen kent yolu, akropol girişine yönelmektedir. Bu bölümde kentin konutları ile Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar yer almaktadır. Trebenna ve çevresinde bulunan tarım terasları, zeytin işlikleri ve çiftlik yerleşimi kalıntılarından yola çıkılarak kentin kendi buğdayını, tahılını ve zeytinini yetiştirip zeytinyağını kendisinin ürettiği anlaşılmaktadır. Trebenna, Doğu Roma (Bizans) Dönemi’nde tekrar tahkim edilmiş ve kente surlar eklenmiştir. Kentin akropolis tepesine ulaşımı sağlayan yol üzerine bir kent kapısı eklenmiştir. Kapının yapımında Roma Dönemi’ne ait devşirme bloklar kullanılmıştır.

Kent kapısından içeriye girildiğinde karşı duvarlarda nişler ve kaya mezarları bulunmaktadır. Kaya mezarları kentin önde gelenlerine ait olup Trebenna ile özdeşleşen bir kaya mezarı oldukça iyi korunmuştur. Anıtsal girişin içinde kalan en nitelikli kaya mezarı Hermaios oğlu Trokondas’a aittir. Mezarın cephe düzenlemesi; nişlerle ve ata/ölü kültüne yönelik tören sekisiyle tam bir ölü kültü alanı olarak tasarlanmıştır. Cephesinde Pisidya kalkanı bulunan kaya mezarında, kalkanın yan ve üstündeki yazıtta “Hermaios oğlu Trokondas’ın mezarı. Trebimes Herosları diktirdi.” yazmaktadır. Mezarın giriş kademesinde 6 adet stel yuvası bulunmaktadır.

Akropolde bulunan kaya yapısı, kaya odaları, nişler ve heroon bu alanın bir kutsal alan olduğunu göstermektedir. Yüzyıllar boyunca işlevleri değiştirilerek kullanıldığı anlaşılan kaya odaları, Doğu Roma (Bizans) Dönemi’nde konut olarak kullanılmıştır. Akropol Tepesi’nde kutsal alan olarak bilinen bölgede, düzgün kesme blok taşlarla inşa edilmiş bir heroon/tapınak yapısı bulunmaktadır. Yapının kime ait olduğuna veya hangi tanrıya adandığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.

Kamu yapılarından kuzeye doğru ilerlendiğinde, akropolise çıkan dar bir taraça üzerinde 12. yüzyıla, Johannes Komnenos Dönemi’ne tarihlendirilen, kentin iki büyük kilisesinden biri bulunmaktadır. Tek nefli planlanmış kilisenin anakaya üzerine oyulmuş apsisi günümüzde ayaktadır. Naosu kapatan ve günümüze ulaşamayan çatının beşik tonoz örtüyle geçildiği anlaşılmaktadır. Güney duvarı yıkık olan kilisenin kuzey duvarı fresklerle bezenmiştir. Kilisenin kuzey duvarının batısında Doğu Kilisesi’nin en ünlü azizlerinden Aziz Georgios betimlemesi; doğusunda ise “kilise babaları” olarak anılan altı piskopos betimlemesinin üçü ellerinde İncil ile resmedilmiştir. Apsis duvarındaki freskler çok iyi korunmamış olsa da bu bölümde başmeleklerin yer aldığı, Hz. İsa’ya yakarış içerikli bir sahnenin var olduğu düşünülmektedir. Kilise freskleri İkonoklast Dönem sonrasında, 11-12. yüzyıllarda yapılmıştır.

Trebenna’da nekropoller (mezarlık) üç ayrı bölgeye dağılmış durumdadır. Bu nekropoller kentin kuzeyinde İrimli, güneyinde Dereözü, kuzeybatısında ise Elmin mevkisinde kurulmuştur. Sık çam ormanı ve yoğun makilik altında kalmış nekropoller arasında İrimli Nekropolü, barındırdığı mezarlar ile ön plana çıkmaktadır. Bu alandaki nekropol, kaçakçılar tarafından yoğun şekilde tahribata uğratılmıştır.

İrimli Nekropolü içinde bulunan büyük kaya kütlesi içerisine oyularak açılmış bir mezar oldukça dikkat çekicidir. Kaya mezarının girişi sonraki dönemlerde taşlarla kapatılarak büyük bir su sarnıcına dönüştürülmüştür. İrimli’de bulunan anıtsal mezarlar içerisinde dikkat çeken bir örnek, iki katlı mezarın üst katındaki görkemli lahittir. Üzerinde yer alan yazıta göre mezarın “Solon” adında birine ait olduğu anlaşılmıştır. Üç yüzü bezemeli olan lahdin ön yüzünde tabula ansata ile phiale, altar ve oinokhoeden oluşan ölü kültüne ilişkin kabartmalar bulunmaktadır. İnsan eliyle zamanla tahrip edilen lahdin önemli kısımları günümüzde görülebilir durumdadır. Lahdin naiskos cephesinin taklit edildiği sağ yan yüz panelinde bir aslan, ön ayaklarıyla tropeiona uzanmaktadır. Kapak alınlığının ortasında bir Medusa işli olup sol yan yüzde ise bilindik kapı düzenlemesi resmedilmiştir. Kaçakçılar tarafından büyük tahribata uğrayan Trebenna Antik Kenti’nin İrimli Nekropolü, kentin en önemli anıtsal mezarlarına ev sahipliği yapmaktadır. Zarar görmesine rağmen anıt mezar ihtişamını korumaktadır.

Trebenna adının kitabeden okunarak ilk defa Petersen ve F. von Luschan tarafından tanımlandığı yazılmasına rağmen, Graf ve Lanckoronski heyeti uzmanlarının doğru teşhisi yaptıkları düşünülmektedir. İlk Çağ tarihçileri şehirden bahsetmemekle birlikte, Herakles’in Pamfilya’da gösterdiği Trasena’nın burası olduğu düşünülmektedir. Yerleşim; Mauri, Moretti ve Pace’den oluşan İtalyan ekibince I. Dünya Savaşı sırasında görülmüş ve kısmen bilim dünyasına tanıtılmıştır. 1970’li yıllarda kenti ziyaret eden Prof. Dr. Semavi Eyice, yayımlamış olduğu makalesinde Trebenna hakkında bilgi veren isimler arasındadır. Sonraki dönemde, 2002-2006 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığındaki ekip tarafından “Beydağları Yüzey Araştırmaları” kapsamında ziyaret edilerek kapsamlı bir çalışmayla bilim dünyasına kazandırılmıştır.

Kapsamlı yüzey araştırmaları yapılan Trebenna’da henüz arkeolojik kazı çalışmaları yapılmamış olup kent kalıntıları doğal peyzajında varlığını sürdürmektedir. Trebenna Antik Kenti, 1991 yılında “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilerek koruma altına alınmıştır.


Trebenna Öznitelik Bilgileri:

Bölge
:
Akdeniz
İl
:
Antalya
İlçe
:
Konyaaltı
Mahalle/Köy
:
Çağlarca
Mevki
:
Asar Tepe
Nitelik
:
Antik Dönem Yerleşim Yeri
Zemin Tipi
:
Ana Taşınmaz
Türü
:
Antik Dönem Yerleşim Yeri
Mimari Çağı
:
Helenistik ve Roma
Antik Coğrafya
:
Pisidya-Pamfilya-Likya
Özgün Kullanımı
:
Yerleşim Yeri
Bugünkü Kullanımı
:
Anıt
Tescil Durumu
:
Tescilli
Tescil Derecesi
:
I. Derece
Tescil Tarihi
:
1991
Ziyaret Tarihi
:
10.09.2019
Envanter Numarası
:
128

Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü

Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü

Kaynakça:

Çevik, N. (2015). Lykia Kitabı: Arkeolojisi, Tarihi Ve Kültürüyle Batı Antalya. Türk Tarih Kurumu.

İzgiz, S. B., Işık, E., & Özdel, F. (2003). Antalya Kültür Envanteri. T.C. Antalya Valiliği.

Fotoğraflar:

Orhan Deniz Kaplan (2019)

Telif Hakları ve Kullanım Koşulları:

Bu sitede yer alan Antalya kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları Orhan Deniz Kaplan’a aittir.

antalyakulturenvanteri.com alan adında yer alan metin, fotoğraf, harita, çizim ve diğer tüm içerikler; hak sahibinin önceden alınmış yazılı izni olmaksızın ticari veya ticari olmayan hiçbir amaçla çoğaltılamaz, dağıtılamaz, kaynak gösterilmeden veya gösterilerek dijital ya da basılı mecralarda yayımlanamaz.

Sitedeki içerikler mevcut akademik ve saha araştırmaları doğrultusunda derlenmiş olup, yeni bulgular ışığında önceden haber verilmeksizin güncellenebilir.

Fotoğraflar:

trebenna 01
trebenna 02
trebenna 03
trebenna 04
trebenna 15
trebenna 05
trebenna 06
trebenna 07
trebenna 08
trebenna 09
trebenna 10
trebenna 11
trebenna 12
trebenna 13
trebenna 14
Paylaş
Yazar:
Orhan Deniz KAPLAN

1995 Antalya doğumlu Kaplan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilgisayar Teknolojileri Bölümü Bilgisayar Programcılığı Programı mezunudur. 2016 yılında, Antalya il sınırları içerisinde ziyaret etmiş olduğu kültür varlıklarını "Antalya Kültür Varlıkları Envanteri Projesi" çatısı altında toplamaya başlamıştır. Proje kapsamında, 2016 yılından günümüze Antalya genelinde 800'ü aşkın kültür varlığına ulaşan Kaplan, il genelindeki araştırma ve saha çalışmalarını sürdürmektedir.

Bağlantılı Envanterler
trese antik donem yerlesim yeri finike antalya antalyakulturvarliklarienvanteri orhandenizkaplan denizkaplan
FinikeYerleşim Yerleri

Treşe Antik Dönem Yerleşim Yeri

Antalya ili, Finike ilçesi sınırları içerisinde, Turunçova Mahallesi'nin yaklaşık 2 km kuzeybatısında,...

soura sura antik donem yerlesim yeri demre antalya antalyakulturvarliklarienvanteri orhandenizkaplan denizkaplan
DemreYerleşim Yerleri

Soura

Antalya ili, Demre ilçesi sınırları içerisinde, Myra Antik Kenti'nin 4 km batısında,...

tasdibi gec antik donem yerlesim yeri demre antalya antalyakulturvarliklarienvanteri orhandenizkaplan denizkaplan
DemreYerleşim Yerleri

Taşdibi Tepesi Geç Antik Dönem Yerleşim Yeri

Antalya ili, Demre ilçesi sınırları içerisinde, Demre ilçe merkezinin 22,80 km güneyinde,...

alci tepe antik donem yerlesim yeri antalya korkuteli antalyakulturenvanteri orhandenizkaplan denizkaplan
Yerleşim YerleriKorkuteli

Alçı Tepe Antik Dönem Yerleşim Yeri

Antalya ili, Korkuteli ilçesi sınırları içerisinde, Karataş'ı Köseler Mahallesi'ne bağlayan yolun doğusunda...

error: KORUMALI İÇERİK!