Kelbessos Antik Dönem Kuleli Çiftlik Yerleşimi; Antalya ili, Konyaaltı ilçesi sınırları içerisinde, Doyran Mahallesi’nin 8,55 km batısında, Saklıkent yolu üzerinde, Antalya Körfezi’ne hâkim, Kelbessos kentinin doğusunda yer alan ve 1.150 metre rakımlı tepe üzerinde, Helenistik Dönem’de kurulmuş kuleli bir çiftlik yerleşimidir. Yapı grubu; Kelbessos kentinin 922 metre altındaki yamaç kotunda konumlanmaktadır.
Çiftlik yerleşimi; verimli vadi alanlarına ve tarım arazilerine hâkim, dağlık bir topoğrafyada yükselen tepe üzerine kurulmuştur. Bölgede, kırsal nüfusun günlük sosyo-ekonomik yaşamına tanıklık eden ve günümüze ulaşmış çok sayıda çiftlik, kule ve atölye kalıntısı yer almaktadır. Bu taşınmaz varlıklar, Kelbessos kentinin hem ekonomik zenginliğini hem de askeri-stratejik gücünü gösteren nitelikli veriler sunmaktadır.
Kelbessos, kuruluş aşamasında bir dağ kenti olarak planlanmış ve surlarla tahkim edilmiştir. Kent, Helenistik ve Roma İmparatorluk dönemlerinde sürekli olarak garnizon yerleşimi işlevini korumuştur. Helenistik safhadaki belirgin askeri karakter; Roma Dönemi’nde sivil niteliğin ve nüfusun artmasıyla birlikte aşamalı olarak azalmıştır. Günümüze ulaşan sur duvarları MÖ 3. ve 2. yüzyıllarda inşa edilmiş; kentin jeopolitik önemi ve stratejik konumu nedeniyle sonraki evrelerde bu sur hatlarında tadilat ve onarımlar gerçekleştirilmiştir. Roma İmparatorluk Dönemi’nde genişleyen kentin bu gelişim evresi; zengin nekropol sahaları ile alandaki diğer mimari kalıntılar üzerinden izlenebilmektedir. Doğu Roma (Bizans) Dönemi’nden geriye yalnızca küçük bir şapelin kalmış olması, Kelbessos’ta sınırlı sayıda Hristiyan nüfusun varlığına işaret etmektedir. Kent nüfusunun Geç Roma-Erken Bizans evresinde ortadan kalkması, Doğu Roma yapı stoğu açısından zengin olan Trebenna’dan ziyade Termessos’taki tarihsel süreçle paralellik göstermektedir.
Kelbessos’un güneydoğu yamacında, Yelli Armut sırtı üzerinde bir çiftlik yerleşimi ve gözetleme kulesi bulunmaktadır. Bu stratejik noktadan Pamfilya Ovası ve Akdeniz panoptik bir açıyla izlenebilmektedir. Belen Kulesi, Kelbessos Kulesi’nin güneydoğu cephesinden bakıldığında görüş açısındadır; bu iki nokta arasında Doyran Vadisi ile geçişi son derece güç ve sarp olan Sarı Göçük Geçidi yer almaktadır. Günümüze ulaşan kalıntılar; bir kule, kulenin kuzeydoğusunda konumlanan çiftlik konutları, bir atölye ve Belen’deki örnekle benzerlik gösteren büyük bir ahır yapısından oluşmaktadır. Yerleşimin üzerinde bulunduğu yükseltinin kuzey ve kuzeybatı yönleri Kelbessos’un kayalık yamacına bağlanırken, sarp ve kayalık güney cephesi başta olmak üzere diğer tüm yönlerden alana yaklaşım oldukça güçtür. Kayalık doğu kesiminde, kullanım alanını genişletmek amacıyla muntazam teras duvarları inşa edilmiştir. Bu teras hatları atölye yapısını da kapsamaktadır. Çiftliğe ulaşan antik yol kuzey yamaçtan başlayarak doğu taraftaki yapılara erişir ve diğer birimlere geçiş sağlayan bir iç avluya bağlanır. Ahır yapısına erişim ise ana yol çiftliğe varmadan önce batıya ayrılan müstakil bir patika ile sağlanmaktadır; bu patika düzenlemesi, ahır-depo işlevine özel bir lojistik önem verildiğini kanıtlamaktadır. Roma İmparatorluk Dönemi’nde alternatif bir su kaynağı yoksa, çiftliğin su ihtiyacının yaklaşık 100 metre kuzeyde yer alan ve günümüzde de varlığını sürdüren Portakal Durağı kaynağından karşılandığı değerlendirilmektedir.
Çiftliğin güney sınırında, 7,30 x 6,60 m boyutlarında bir alanı kaplayan müstakil bir kule yükselmektedir. Yapı; düzenli blok teknikte inşa edilmiş çiftlik kulesi tipolojisinin nitelikli bir örneğidir ve duvar kalınlığı 0,90 m’dir. Duvar kaplamalarında kullanılan kabartma yüzeyli bossajlı bloklar çerçeveli olup, bazılarında açılı kenar işçiliği görülmektedir. Yapının en iyi korunan bölümü, 3,60 m yüksekliğe kadar ayakta kalan kuzeybatı köşesidir; güney duvarı ise tamamen yıkılmıştır. Mevcut korunmuşluk durumu nedeniyle yapının üst kat varlığı kesinleştirilememektedir. Kuleye giriş doğu cephesindendir; kapı söveleri orijinal konumunda korunmuş olmakla birlikte lüst eşik düşmüştür. Söve üzerindeki kilit yuvaları dayanıklı bir ahşap kanat sisteminin varlığını gösterirken, duvar içine uzanan kare kesitli derin yuva, kapının içeriden sürgü kirişiyle emniyete alındığını belgelemektedir.
Atölye yapısı 4,50 x 7,50 m ölçülerindedir. Yapının doğu duvarı, topoğrafik zorunluluklar ve teras duvarı hattı nedeniyle kırıklı bir hat izlemektedir. Girişin kuzey duvardan sağlandığı tahmin edilmekteyse de buna ilişkin mimari veriler moloz dolgusu altındadır. Pres kirişi yuvası güney duvarda yer almakta olup, bölgedeki paralellerine kıyasla daha dar ve yüksek kotta konumlandırılmıştır. Atölye donatıları yoğun moloz örtüsü altında kaldığından, tesisin zeytinyağı mı yoksa şarap presi mi olduğu henüz netleştirilememiştir. Atölye önündeki avlunun, ürün işleme sürecinde geçici stoklama alanı olarak kullanıldığı değerlendirilmektedir.
Kule ile ahır arasında, kayalık zeminde karma yapım tekniğiyle inşa edilen konut dokusu, doğudaki atölye kompleksine bitişik nizamda tasarlanmıştır. İç avlu, diğer üç mekâna geçiş olanağı sunmaktadır. Bu mekânların batı cepheleri ana kayanın tıraşlanmasıyla oluşturulmuştur. Bölgedeki Neapolis antik yerleşiminde benzer ve daha iyi korunmuş konut planları mevcuttur.
Kulenin alt kotundaki kaya yüzeyinde, vadiye bakan bir mağara konut yer almaktadır; bu birim, vadinin karşı yakasındaki Belen mevkisinde bulunan kaya barınağıyla paralellik gösterir. Mağara girişindeki kiriş yuvaları ile iç mekândaki kaya işçiliği izleri, alanın çiftlik yerleşimiyle eş zamanlı kullanıldığını ve köklerinin prehistorik dönem barınağına dayandığını göstermektedir. Kiriş yuvaları, mağara dâhilinde iki katlı ahşap çatı/ara kat konstrüksiyonunun bulunduğuna işaret etmektedir. Kalıntıların niteliği ve konum, yerleşimin yerel tarımsal üretime hizmet ettiğini, ürün ile canlı hayvan güvenliğini sağladığını ve çevredeki ulaşım güzergâhları için bir güvenlik/gözetleme karakolu işlevi gördüğünü kanıtlamaktadır.
Yerleşim; 2007 yılında yürütülen Beydağları Yüzey Araştırması kapsamında, Akdeniz Üniversitesinden Prof. Dr. Nevzat Çevik ve Öğr. Görevlisi Süleyman Bulut tarafından belgelenerek bilim literatürüne kazandırılmıştır.
Öznitelik Bilgilsi:
Kaynakça:
Çevik, N. & Bulut, S. (2007). The Belen and Kelbessos Farmsteads With Towers on the Border of Pisidia-Lycia and Some Thoughts on Security in the Countryside. Adalya, 10, 105-130. academia.edu
Fotoğraf:
Orhan Deniz Kaplan (2026)
Telif Hakları ve Kullanım Koşulları:
Bu sitede yer alan Antalya kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları Orhan Deniz Kaplan’a aittir.
antalyakulturenvanteri.com alan adında yer alan metin, fotoğraf, harita, çizim ve diğer tüm içerikler; hak sahibinin önceden alınmış yazılı izni olmaksızın ticari veya ticari olmayan hiçbir amaçla çoğaltılamaz, dağıtılamaz, kaynak gösterilmeden veya gösterilerek dijital ya da basılı mecralarda yayımlanamaz.
Sitedeki içerikler mevcut akademik ve saha araştırmaları doğrultusunda derlenmiş olup, yeni bulgular ışığında önceden haber verilmeksizin güncellenebilir.
Fotoğraflar:








