Gölova (Müğren) Anıt Mezar; Antalya ili, Elmalı ilçesi sınırları içerisinde, Elmalı-Antalya kara yolu istikametinde, Elmalı’ya 5 km uzaklıktaki Gölova mahallesi Uşak Tepe mevkisinde yükselen 1.150 m yüksekliğindeki kayalık tepe üzerine MÖ 5. yüzyılda inşa edilmiş bir mezar odasıdır.
Anıt mezar, 4,9 x 4,25 m taban ölçülerinde olup 2,9 m yüksekliğinde ve 45-50 cm kalınlığındaki yedi blok taştan yapılmıştır. Yan bloklar 2,17 x 4,25 m (iki adet yan, bir adet ön), arka blok ise 3,32 x 2,17 m ölçülerindedir. Çatısı 90 cm yüksekliğinde alınlıklı iki parçadan inşa edilmiş olup mezarın iç tarafında çift girişi bulunmaktadır. Mezarın arka bloğundaki penceresi 66 cm, ön blokta yer alan giriş kapısı ise 110 x 85 cm ölçülerindedir. Mezar odasının kapısı, taşın kesilmesi suretiyle açılmıştır.
Mezarın arka cephesinde, tavanda ve tek blok taştan oluşan tabanda kırıklar bulunmaktadır. Mezarın yapımında kullanılan blok taşların, mezarın bulunduğu ana kayadan kesildiği ve aynı mevkide işlendiği düşünülmektedir. Mezar odası, inşa edildiği dönemde tümülüs toprağı altında iken antik dönemdeki soygunlar sırasında zarar görmüştür. Doğu Roma (Bizans) döneminde ise tamamıyla açılarak ön ve arka cephelerinde değişiklikler yapılmış ve şapel olarak kullanılmıştır. Gölova (Müğren) Anıt Mezar, 2000 yılında “I. derece arkeolojik sit alanı” ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
Tümülüs, Latince bir sözcük olup (çoğulu tumuli), bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen addır. Höyük ve kurgan (Orta Asya’da) da denilen tümülüs yapma geleneğine sahip ulusların sayısı fazla değildir. Bunlara en çok Anadolu’da, Trakya’da, Orta Asya’da, Rusya’da ve Meksika’da rastlanır.
Mezarın yerini bir tepe ile belirleme geleneğinin bilinen ilk örnekleri Avrasya steplerinde, MÖ 4. binyılın başlarına aittir; kurgan olarak da adlandırılan bu mezar tepelerinin altında ölü, basit bir çukur ya da ahşap bir odaya yerleştirilmiştir. Bu geleneğin, steplerden gelen etkiyle Trakya’ya ilk olarak MÖ 3. binyıl içinde girdiği bilinmektedir. Trakya’nın Tunç Çağı mezar tepeleri, daha sonraki dönemlerin tümülüslerine göre daha basık ve yayvan, çoğu kez de 2–3 m yüksekliğindeki tepeciklerdir; ancak Bulgaristan’da ender olarak yüksekliği 7 metreyi bulanlar da vardır.
İlk Demir Çağ’dan itibaren mezar tepeleri daha sivri ve konik bir biçim almış, dolgularında taş ile birlikte killi toprak da kullanılmıştır. Demir Çağı’nın ilk kısmına tarihlenen mezar tepelerinde yine ayrı bir mezar odası yoktur; ölü toprağa açılmış ve ahşap ile kaplanmış bir odanın içine yatırılmıştır. Orta Demir Çağı’ndan itibaren mezar odası ya da taş lahiti olan gerçek tümülüsler görülmeye başlar. Bu tür tümülüsler için genellikle uzaktan görülebilen sırt ve yamaçlar tercih edilmiştir. İkili ya da üçlü tümülüsler yaygın olmakla birlikte, tümülüs mezarlığı şeklinde sayıları 9 ile 36 arasında değişen gruplara da rastlanmaktadır. Toplu tümülüs mezarlıklarının, daha eski bir kutsal alanın üzerinde yer aldığı görülmektedir.
Bintepe’deki Alyattes’in tümülüsü ile Nemrut Dağı’ndaki tümülüs, Anadolu’nun bilinen en büyük tümülüsleri arasında yer alır. Frigyalılara ait tümülüsler de olmakla birlikte tümülüs yapımı daha çok Lidyalılarda önem kazanmıştır. Aynı bölgede 100 Lidya tümülüsüne rastlanmıştır. Anadolu’nun en büyük tümülüsü olan Alyattes’inkinde 16 tonluk taş bloklar kullanılmıştır. Şamanist Türk ve Moğol boylarında ayrıca, Dünya Dağı’nı temsilen “oba” adı verilen, taş yığınlarından kurgan (yapay tepe) oluşturma geleneği çok yaygındır.
Gölova (Müğren) Anıt Mezar Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz KAPLAN’a aittir.
Gölova (Müğren) Anıt Mezar’a ilişkin araştırma sonuçları, veri ve değerlendirmeler; Azize Yener ve Mustafa Demirel tarafından gerçekleştirilmiş olup “T.C. Antalya Valiliği – Antalya Kültür Envanteri” adlı eserden alıntılanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.
Not: Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.
Fotoğraflar:





