Hisarçandır-Antalya Antik Yolu; Antalya ili, Konyaaltı ilçesi sınırları içerisinde, Hisarçandır Mahallesi Kocain Tepesi üzerinde kayalıkların ve kızılçam ormanının arasında ilerleyen, yer yer otlarla ve çam iğneleriyle örtülmüş zemini, yassı ve yüzeyi zamanla aşınmış taşların yan yana dizilmesiyle oluşturulmuş bir antik yol kalıntısıdır. Hisarçandır’dan Antalya’ya uzanan antik yol, günümüzde taş ocağına bağlanan asfalt yolda kesilmektedir. Muhtemelen asfalt yolun altında kalmış antik yol güzergâhı, Tahra Gediği Kilisesi yanından ya da kuzey tarafta bulunan Domuzağılı mevkisinden ovaya inmektedir.
Taşlar arasında bırakılan boşluklar toprak ve ot ile dolmuş, yolun iki yanına ise daha iri taşlar ve bloklar yerleştirilerek yol yatağı belirgin hâle getirilmiştir. Yol, doğal kayalıklar ve iri bloklar arasından geçen dar bir şerit hâlinde ilerlemektedir. Yüzeyi büyük ölçüde yerel kireçtaşından seçilmiş, birbirine yakın dizilmiş küçük ve orta boy taşlarla kaplanmıştır. Bu taşların bir kısmı zamanla aşınarak yuvarlak ve düzleşmiş bir görünüm kazanmış, bir kısmı ise otların ve çam iğnelerinin altında kalmıştır. Yolun iki yanında yer yer sıralanmış iri taşlar, zeminin yamaçtan kaymasını önleyen ve güzergâhı sınırlayan kenar düzenlemesi olarak kullanılmıştır. Yamaca oturan kesimlerde zeminin eğimi düzeltilmiş, yol yatağı kayalık arazi içinde bilinçli biçimde açılmıştır.
Yol, eğimli arazide kayalık yamaçlara yaslanarak yükselmektedir. Dik bir arazide taşıma ve yürüme güvenliğini sağlamak için bu tür taş döşeli yollar, Anadolu’nun antik kentleri arasında bağlantı kuran, tarım alanlarına ve yaylalara ulaşımı kolaylaştıran güzergâhlarda sıkça kullanılmıştır.
Yolun geçmişi hakkında kesin bir tarihlendirme yapılabilmesi için arkeolojik kazı ya da ayrıntılı yüzey araştırması gerekmekle birlikte, taş döşeme tekniği ve yolun araziye uyumu göz önüne alındığında kalıntının Roma İmparatorluk Dönemi’ne, yaklaşık olarak MÖ 1. yüzyıl ile MS 3. yüzyıl arasına ait olabileceği düşünülmektedir. Ancak benzer yolların Helenistik Dönem’den Doğu Roma (Bizans), Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine kadar uzanan süreçte kullanılmaya ve onarılmaya devam ettiği, dolayısıyla bugünkü görüntünün birden fazla dönemin izini taşıyabileceği de unutulmamalıdır. Kırsal alanda tarım, hayvancılık ve ticaret için kullanılan bu tür yollar; yerleşimleri birbirine, kıyı ile iç kesimleri de birbirine bağlayan önemli damarlar olmuştur.
Öznitelik Bilgisi:
Kaynakça:
Kaplan, Orhan Deniz. (2026). Saha araştırması ve yerinde gözlem. Antalya.
Saha Belgelemesi:
Orhan Deniz Kaplan (2026)
Konum Verisi:
Orhan Deniz Kaplan (2026)
Fotoğraf:
Orhan Deniz Kaplan (2026)
Telif Hakları ve Kullanım Koşulları:
Bu sitede yer alan Antalya kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları Orhan Deniz Kaplan’a aittir.
antalyakulturenvanteri.com alan adında yer alan metin, fotoğraf, harita, çizim ve diğer tüm içerikler; hak sahibinin önceden alınmış yazılı izni olmaksızın ticari veya ticari olmayan hiçbir amaçla çoğaltılamaz, dağıtılamaz, kaynak gösterilerek veya gösterilmeyerek dijital ya da basılı mecralarda yayımlanamaz. Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması, yayımlanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre suçtur.
Sitedeki içerikler mevcut akademik ve saha araştırmaları doğrultusunda derlenmiş olup, yeni bulgular ışığında önceden haber verilmeksizin güncellenebilir.
Teşekkür Mesajı:
Bu envanterin Konyaaltı Kültür Envanteri arşivine eklenmesine katkı sağlayan Sayın Mehmet Yaman’a teşekkür ederiz.
Galeri:








