Karataş Mağarası; Antalya ili, Aksu ilçesi sınırları içerisinde, Kurşunlu Şelalesi’nin yaklaşık 12,8 kilometre kuzeyinde, Antalya-Isparta Karayolu’nun 640 metre batısında, Yeşilkaraman Mahallesi merkezinde yer alan, 213 metre uzunluğunda doğal oluşumlu bir mağaradır. Mağara içerisinde şifalı çamur, çeşitli tiplerde sarkıt ve dikit oluşumları, göletler ve galeriler bulunmaktadır.
Rivayete göre Aziz Pavlus (St. Paul), MS 46 yılında Aspendos’tan Aksu Nehri boyunca ilerleyerek Isparta üzerinden Yalvaç’a giderken bu mağaraya gelmiş, mağaranın yaklaşık 100 metre iç kısmında Hristiyanlığı yaymak amacıyla çevre halkına yönelik bir toplantı düzenlemiştir. Aynı toplantının, MS 47 yılında dönüş yolunda ikinci kez gerçekleştirildiği aktarılmaktadır. Bu nedenle mağara, yöre halkı tarafından “St. Paul Mağarası” olarak da adlandırılmaktadır.
Bir başka rivayete göre mağara, MÖ 333 yılında, Makedonya Kralı Büyük İskender’in Asya Seferi sırasında, Burdur ve Sagalassos bölgesine yönelik harekât esnasında, silahların muhafazası ve yaralı askerlerin şifalı çamurla tedavi edilmesi amacıyla kullanılmıştır. Mağara hakkında, günümüze ulaşan ve yörede anlatılagelen “Elif ile Kerim” adlı bir efsane de bulunmaktadır.
Mağaranın, MS 930 yılına, Karahanlıların İslamiyet’i kabul ettiği döneme kadar “Hristiyan St. Paul Mağarası” adıyla anıldığı ve ziyarete açık olduğu aktarılmaktadır. Bu tarihten sonra, yöre halkının Müslüman olması ve Hristiyanlığa karşı tutum geliştirmesi nedeniyle mağaranın kapatıldığı rivayet edilmektedir. Rivayetlere göre, bu kapalı kaldığı süreçte, daha önce içerisinde çamur bulunmayan mağara zamanla çamur gölü oluşumuna dönüşmüştür. Yöre halkı arasında bu durum, Hristiyanlığın “çamura gömülmesi” şeklinde ilahi bir kudretin tecellisi olarak yorumlanmış ve sözlü kültürde aktarılmıştır. 2013 yılında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Karataş İnşaat tarafından mağaranın 213 metre uzunluğundaki yürünebilir bölümü düzenlenerek turizme kazandırılmıştır.
Karataş Mağarası Efsanesi: Elif ile Kerim
Rivayete göre, 1400’lü yıllarda her gece mağara girişinde yer alan ve halk arasında “Şeytan Deliği” olarak adlandırılan oyuk altında şeytanların toplandığına inanılırdı. İbadet etmeyen kişilerin bu varlıkları görebildiği, gördüklerini de başkalarına şeytanın eşkalini tarif ederek anlattıkları söylenirdi. Gecenin zifiri karanlığında bu noktada toplanarak düğün ve eğlence yaptıklarına, besmele çekilmesi halinde ise bir anda kaybolduklarına inanıldığı rivayet edilmektedir.
Bu inançlar etrafında şekillenen anlatılardan biri de yörede yaygın olarak bilinen Yörük kızı Elif ile köyün delikanlısı Asilerden Kerim’in hikâyesidir. Elif ile Kerim birbirlerine âşık olurlar ancak o dönemde Yörükler ile Asiler arasında evliliklere izin verilmemektedir. Sevgililerin aileleri bu ilişkiyi öğrendiklerinde, Elif ve Kerim’i linç etmek amacıyla peşlerine düşerler. Kaçan gençler, kimsenin şeytan korkusu nedeniyle girmeye cesaret edemeyeceğini düşündükleri mağaraya sığınmaya karar verirler ve besmele çekerek mağaraya girerler.
Birbirlerinden güç alarak mağaranın iç kesimlerine ilerleyen Elif ve Kerim, mağara içerisindeki göl kenarında bulunan ve suyu akan çeşmeye kadar ulaşarak burada saklanırlar. Göl kenarında, mağaranın içindeki şifalı olduğuna inanılan çamurla yaralarını tedavi ederler. Korku ve çaresizlik içinde, birbirlerine sımsıkı sarılarak bu zorlu anları atlatmaya çalışırlar. Bu anlatı, mağaranın halk belleğinde hem kutsal hem de gizemli bir mekân olarak yer edinmesinde önemli bir rol oynamıştır.
Mağaranın içinde gece ile gündüzü ayırt edemedikleri için, Elif ile Kerim uzun süre yalnızca bu sudan, halk arasında “Aşk Çeşmesi” olarak bilinen kaynaktan içerek saklanırlar. Mağara içerisindeki gölün kenarı, yanlarında getirdikleri kepenek (kalın çoban giysisi) ile günlerce gizlendikleri, kendilerine sığınak edindikleri yerdir.
Bir gece Elif, saklandıkları yerden ayrılarak annesini bulmak ve yardım istemek umuduyla, ailesinin çadırının bulunduğu yere gider. Ancak ailesinin yaylaya göç etmiş olması nedeniyle çadırı yerinde bulamaz. Büyük bir çaresizlik ve üzüntü içinde ağlayarak mağaraya geri döner ve Kerim’in yanına sığınır. Bu sırada Kerim’in annesi, âşıklara acır ve onların mağarada saklandığını öğrenir. Büyük galerinin bulunduğu alandaki kuyu ağzından, halk arasında “Bekir Kuyusu” olarak anılan noktadan, Elif ile Kerim’e gizlice ekmek atmaya başlar. Böylece gençler bir süre daha hayatta kalmayı başarırlar.
Elif ile Kerim, ailelerinin ve tüm köyün barışması için mağara içerisindeki göl kenarında sürekli dua ederler. Gölün yüzeyine bakarak, barışlarının ve kavuşmalarının göl kadar büyük ve kalıcı olması dileğiyle yakarırlar. Bu nedenle mağara içindeki bu göl, yöre halkının hafızasında “Barış Gölü” adıyla anılır ve anlatı, mağaraya yüklenen manevi anlamın en önemli unsurlarından biri olarak günümüze kadar aktarılır.
Yaklaşık 5 metre yükseklikte ve 80 metrekare büyüklüğündeki Phaselis Gizli Mağara, deniz ve Alacasu Koyu manzarasıyla oldukça ilgi çekmektedir. Mağaranın yanında Phaselis kuzeydoğu nekropolüne ait iki adet oda mezar bulunmaktadır. Mağaranın üzerindeki ormanlık alanda çok farklı mezar tiplerine rastlanmaktadır. Nekropol alanında su sarnıcı; semerdam çatılı, düz çatılı ve khamasorion tipi lahitlerin yanında, geç dönemlerde inşa edilmiş örme ve oda mezarlar bulunmaktadır. Mağara içerisinde henüz yüzey araştırması ve kazı çalışması yapılmamış olup mağaranın Phaselis ile bağlantısı ve arkeolojik geçmişi hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.
Karataş Mağarası Öznitelik Bilgileri:
Yetkili ve Sorumlu Kurumlar:
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı
T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
T.C. Antalya Valiliği
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü
Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA)
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü
Antalya Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü
Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Telif Hakları ve Kaynakça:
Bu sitede yer alan Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarına ilişkin tüm görsel içeriklerin (fotoğraflar dâhil) telif hakları, Orhan Deniz KAPLAN’a aittir.
Karataş Mağarası’na ilişkin araştırma sonuçları, veri ve değerlendirmeler; anonim kaynaklardan derlenmiş olup Antalya Kültür Varlıkları Envanteri Projesi tarafından hazırlanmıştır.
antalyakulturenvanteri.com bünyesinde yer alan yazılı ve görsel içerikler, hak sahiplerinin izni olmaksızın çoğaltılamaz, kopyalanamaz ve dijital ya da basılı hiçbir ortamda yayımlanamaz.
Bu metin, mevcut veriler doğrultusunda hazırlanmış olup, yeni araştırma sonuçlarına göre güncellenebilir.
Fotoğraflar:








